Yılmaz Erdoğan Sözleri


Sayfa içeriği: Yılmaz Erdoğan Kısa sözler, Yılmaz Erdoğan Etkileyici Sözler, Yılmaz Erdoğan Uzun Sözler, Yılmaz Erdoğan Güzel Sözler, Yılmaz Erdoğan Yazılar, Yılmaz Erdoğan Sözler Tumblr, Yılmaz Erdoğan Sözler Facebook, Yılmaz Erdoğan sözleri anlamlı, Yılmaz Erdoğan Sözler Yeni, Yılmaz Erdoğan Özlü Sözler


Sevmeyene lafım yok ama seviyorum diyipte gidene lafım çoookk.


Bende sana yetecek kadar ‘ben’ kalmadı.


Güzelliğine değil karekterine aşıktım.


Gitmen demek nefesimin kesilmesi demektir.


Ağlatıyorsan gözyaşlarını silmeye gerek yok.


Her gidişinde terk etseydin yerin boş olurdu şimdi.


Sana yangında kurtarılması imkansız acılar bırakıyorum.


Sadece hayal kırıklığına değil hayat kırıklığına da uğrattılar.


Uyumak güzeldir rüyamda sen olunca.


Hayatta herkesin uyacağı kural; “yolcu yolunda gerekmiş” tir.


“Bir insanı sevmekle başlıyordu her şey” ve boşanmak için en az iki şahit gerekiyordu.


Unutmak değil ama belki hatırlamamak mümkündür.


Nasıl hecelersen hecele hep aynı biçimde yazılıyor ” ayrılık”.


Kızma sevdam suskunluğuma: duygularımın anlatmı imkansız olduğu için susuyorum.


Sen güzel değilsin başka bir şeysin güzel senin yanında bildiğin halt yemiş!Artık zaman bile yetmiyor yaşadığımızı sanmaya.


Gözlerin rakıydı, mezesi ise gülüşlerin.


Aşk varsa şarkıda vardır.


Ben sana gülüm demem, gülün ömrü az olur.


Güvendikçe yenildim, yenildikçe değiştim.


elodram artisttiymişiz de haberimiz yokmuş.


Yoksulluk, kirden rengi tanınmayan bir beyaz tutsaklık. İnsan kendine iltica edebilir mi?


Sana şiirler biriktiriyordum fen bilgisi defterimde ama sen yoktun.


Kalbim etten bir organ sadece kalbim yüreğim olur sen gelince.


Hiç düşündün mü; benim seni sevdiğim kadar sen kendini seviyormusun diye.


Hiç bir tatlı senin kadar acı katmadı genzime.


Şiirimin teması ne olursa olsun hep seni hissettiriyor.


Senden önce yaşam olduğu için senden sonra da olur sanma.


Mevsim ne olursa olsun her bakışında ilkbaharın taze kır çiceklerini görüyorum.


Sizi sevenlerin sevgisine dikkat edin bazı sevgilerin son kullanma tarihleri geçmiş, bozuk çıkıyorlar.


Eşyalar alındı fotoğraflar söküldü yerlerinden ve bir aşkın izlerini yok edecek başka bir aşk sipariş edildi yeniden.


Sen aşka aşıksın müsaitsin gördüğünü abartmaya.


Gün gelir herkes gider buna sende dahil ey sevgili, bana vazgeçilmezim deme.


Ölesiye değil yaşanılası gibi seviyorum seni, aldığın her nefeste yanında olmak gibi seviyorum işte.


Aşk, bir uçurum kıyısında gözü bağlı yürümektir.


Ankara’ya öyle yakışırdı ki kar.. asfaltlar ışıldar, buz tutardı resmi yalanlar.  sozadresi.com


Neden bu kelimeler bu kadar sıkıcı neden? Yoksa sana yakışacak kadar güzel ve zarif bir kelime olmadığından mı?


Ne zaman öleceğimi bilseydim, ölüm anında gözlerinin içine bakardım sadece.


Senden kalan acılara bile iyi bakacak kadar çok sevmişim seni.


Sen çok güzelsin sebepsizde gülebilirsin.


Şarkılar bir çığlığa sığınmaksa. Şimdi, sonsuz bir yangın gibi. Sevmesem öyle kolay çekip gitmek; Yaralı bir kuş gibi.


Dünyanın bütün okyanuslarından vazgeçiyorum ve gözlerinde ki karadenizde boğulmak istiyorum. 


Kahkaha aramakla ömrünü geçireceğine gülümsemeyi dene.


Devrimle yoğrulmuş bir aşk istiyorum mülteci bakışlarından.


Memleketime bahar gelmiş, karanfil kokuyor dağlar ve yürekler yelken açıyor farklı aşklara, sonbaharda batacaklarını bile bile.


Gelişinle içimde kocaman bi devrim yapmıştın, gitmee!! İçim bi devrimi daha kaldıramaz paramparça olur toparlanamaz.


Sana, sola bakmadan yürüdüğüm yollar tanıktır. Aşk sorgusunda şahanem yalnızca kelepçeler sanıktır.


Kalbime dokun hayal ettiğin sevgiyi hisset.


Bazen onca yolu aştıktan sonra gerçekten gittiğini sanırsın gözlerini kapattığın anda nasıl yanıldığını görürsün.


Göz yaşlarım avucumda ve ben yine kapında. Bir kapıyı açıp AFFETTİM desen inan dökebilirim içimde ki dertleri de avucumda ki göz yaşlarımı da.


Güzel bahçeli bir ilkokulun penceresinden dünyaya, hayret, hasret ve biraz da bayat bayram şekeri kederiyle bakan, aklı canbaz,yanağı al, sesi çilek aroması bir çocuk oturuyor gözlerinde.


Kaybetmeyi bilmeyen insana kaybetme korkusunu yaşatacaksın. sozadresi.com


Sanki hiç yaşanmamış gibi olmamış görmemiş gibi. Yabancıyız birbirimize oysa, gözlerimiz birbirlerini çok iyi tanır.


Küskünlüğüm hayata değil, içindeki beş para etmez insanlara. Bıkkınlığım ise, onların yüzüne bakmak zorunda kalmam aslında.


Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun etme Başka bir yar başka bir dosta meylediyorsun etme.


Gökyüzünde hayranlıkla izlediğim o sevgili yıldızım, mavi mekanından düşerek, ışıltısından, muhteşemliğinden, bir şeyi kaybetmeden bir kadına dönüşüvermişti.


Seni öyle bi severim ki bütün dünyayı sevesin gelir.


Sen kendini ne zannediyorsun bilmiyorum ama ben her gördüğümü sen zannediyorum.


Hadi şimdi gider pusulasına yazın kardeşlerimizin vasiyetlerini. Vergiden düşün babasız kalan çocukların acısını.


Gitmeyi bile beceremiyorsun baksana içimden hiç çıkmayacak kadar az uzaklaşamamışsın bile.


Yaşadıklarımız yazılıydı yazılmayan kitapta, okuyabilene.


Sevmek gibi geliyordu herşey,Sevmek gibi gidiyordu kadın. Adını anlattığı, canın teni yakmasaydı,Bir bulut evet ama aslolan Bulutun suyu yağmasıydı.


Soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim, çocuk olmaktan. Ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam.


Bizi bilirsin, yaşamak biliriz, vademiz dolduğunda avuçlarına gömülmeyi.


Sinemada elinin elimde terleyişinin bir anlamı olmalı, sesinin sesimde yankılanmasının.. sanki perdedekine üzülmüş ya da sevinmişsin de tesadüfen akmış yüzün içime.. Yalan! Sen perdeye bakıyorsun, fikrin benim seyir defterimde.. ve beb amerikanca bi filmi kürtçe seyrediyorum.


Bir daha olmaz beni bu acimasiz yalancı dünyaya kimse baglamaz dersin sonra da sen çıkarsın inatla yaşamak zorundasın diyorsun ve emre itaat etmek zorunda oluyorsun herşeye rağmen tum pisliklerine rağmen dünyayı seversin ve tüm kötülükleri görmez gözün sevgin o kadar büyük olur ki hiç bir şey umrunda olmaz ama bir anda acılar bir patlak verir feleğini şaşırırsin böyle.


İlkokulun silgi kokan, tebeşir lekeli yıllarında ( Ankara ‘da karbonmonoksit sonbaharlar yaşanırdı o zaman) özlemeye başladım herkesi… Ve bu hasret öyle uzun sürdü ki, adam gibi hasretleri özlemeye başladım sonra.


 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir