Süleyman Demirel Sözleri


Bize plan değil, pilav lazım.

Sozadresicom
Sozadresicom

Devlet bazen rutinin dışına çıkabilir.


Yollar yürümekle aşınmaz.


Gap’ı kimseye gap diye gaptırmam.


Tespih çeken elle tetik çeken el bir olmaz.


Devlet seçim sonuçlarına göre gereken tedbirleri alır.


Neden çifte vatandaşlık verecekmişiz? Kendilerini Türk hissediyorlarsa gelip Türkiye’ye yerleşsinler.


Dört kaz teslim etsen, akşama üçünü kaybedip gelir.


İşsizlikten kurtulmak istiyor musunuz ? Takılın peşimize.


Fiyatlar günden güne artıyosa memlekette pahalılık var demektir.


Fırat’ın kenarındaki bir kuzudan ben sorumluyum.


Memleket meseleleri bir parkta oturarak halledilseydi, çok büyük bir park yaptırır hep beraber içinde otururduk.


Bu düzen böyle giderse elbet birileri çıkar şapkayı giyer kırata da biner.


Ben altı kere gittiysem yedi kere geldim.


Binaenaleyh, öküzün altında buzağı aramanın manası yoktur.


Meseleleri mesele etmezseniz ortada mesele kalmaz.


Galibiyetin sahibi çoktur, mağlubiyetin sahibi yoktur. Yenilgi yetimdir.


Aslana hüviyet sorulmaz demişler. Kimlik taşımam.


Ben bir gün evimde otururken Çankaya’ya çıkayım diyerek çıkmadım.


Çaya yapılan zam değildir. Kalite ayarlaması yapıldı. Çayın kalitesi yükseltildi.


Biz özel televizyonlara “hür olun” dedik. “Çıplak olun” demedik ki?!


Bugün sağ tedhişçi diye bir şey yoktur. Türkiye’de sol tedhişçi vardır, sağ tedhişçi diye bir şey yoktur. Adam öldüren yok yani.


Elektriğin komünisti olur mu? Yazın biz Bulgaristan’dan elektrik alıyoruz. Kışın Bulgaristan bize elektrik veriyor.


İcabı olup olmadığı tartışılabilir. Ama icabı varsa feminizm fevkalade güzel bir şeydir.


Türkeş Türk çocuğu, Ecevit halk çocuğu, Erbakan Müslüman çocuğu, biz o… çocuğu muyuz?


Yağmur yağarken “ben ıslanmam” diyemezseniz.


Üzülmeyin çocuklar, üzülmeyin. Ben bir işe girersem adamı anasından doğduğuna pişman ederim.


Ağzını kapatacaksın! Ders verimi düşük oluyor.


Mizah bir yumruktur, ne zaman kime vuracağı belli olmaz.


Dünkü güneşle bugünkü çamaşır kurutulmaz.


Bana “Milliyetçiler adam öldürüyor” dedirtemezsiniz.


Herkes benim gibi ‘dün dündür bugün bugündür’ deyip işin içinden çıkamaz!


Onbir Eylül 1980 günü, Sıkıyönetim’e rağmen ülkenin her yerinde oluk oluk kan akıyordu. Nasıl oldu da 24 saat sonra her tarafta silahlar sustu ve her yer sütliman oldu ?


Yapamazsın onu, oraya girmeyin hiç! Bak bir şey söyleyim; Çanakkale’ye giden 250 bin kişinin de anası-babası vardı!


Ağca hapisaneden nasıl kaçmıştır.? Hapishaneler yol geçen hanına dönmüştür. Hapishanelerden pek çok kişi kaçmıştır.


Memlekette petrol vardı da şerbet yapıp biz mi içtik?


Bana Türkiye’nin durumunu bir kelimeyle anlatın derseniz “iyidir” derim. İki kelimeyle anlatın derseniz “iyi değildir” derim.


Ege bir Yunan gölü değildir. Ege bir Türk gölü de değildir. Binaenaleyh, Ege bir göl de değildir.


Bulut buluttur, bulutun akı da buluttur garası da, binaaneleyh, üzerine gonuşmaya değmez.


Binaenaleyh Türkiye’nin altı çürüktür, Türkiye’nin altı çürüktür diye bırakıp gidecek değiliz, bununla yaşamasını öğreneceğiz.


Kim ödeyecek 350 Milyar Lira zararı? Ben öderim diyen bir babayiğit çıksın göreyim, devlet öder diyen çıksın göreyim. Nereden öder devlet 350 milyar lira zararı?


Ne yabancı sermayesinden bahsediyorsunuz? Kasaplığı Türkiye’de vatandaşın elinden almaya kalkmışsınız, ne sermayesi gelir Türkiye’ye? Çırpınır durursunuz.


Siyasi hakları vermek görevimizde, Türk Silahlı Kuvvetleri’ni rencide ettirmemek görevimiz değil mi?


Esasen Suriye, Türkiye’ye karşı açık bir husumet politikası izlemektedir. PKK terör örgütüne aktif destek sağlamayı sürdürmektedir. Tüm uyarılarımıza rağmen hasmane tutumundan


vazgeçmeyen Suriye’ye karşı mukabelede bulunma hakkımızı saklı tuttuğumuzu, sabrımızın taşmak üzere olduğunu bir kere daha dünyaya ilan ediyorum.


Turgut Özal’ın başkaları tarafından öldürüldüğü iddialarının hiçbirisine katılmıyorum. Ben katılmam, eğer öyle bir durum varsa bulur çıkarırlar. 19 sene bulunup çıkarılmamış şimdi dahi bulunup çıkarılması geç değildir. Artık o görev adaletindir, başkasının değildir.


Kan döken insanlar “biz kan dökmekten vazgeçtik” derlerse, “iyi yaptınız, alın size bir mükâfat verelim” denmesi mümkün değil. Kan döken insanlara “aman vazgeçmeyin, kan dökmeye devam edin” demek de mümkün değil. Kan döken insanlar bundan vazgeçerlerse, “bu iyi olmadı” demek de mümkün değil.


Türk Silahlı Kuvvetleri’ni her gün idareyi devralmaya davet edenlere şunu sorarız: O zaman yurt savunmasını kim yapacaktır? Türk Silahlı Kuvvetleri’nin rejimin ve cumhuriyetin bekçiliği görevini bırakıp idareyi ele alması halinde, bizatihi korumakla mükellef oldukları rejim, cumhuriyet ne hale gelir?


Darbe Komisyonu’na ben ifade veriyor değilim. Eğer Darbe Komisyonu ifade almak istediğini söyleseydi ben kabul etmezdim onu. Ben devletin işlerini zorlaştırmam, kolaylaştırırım. Bilgi istiyorsanız verdik bilgi ama o kadar çok bilgi alındı ki sağdan soldan bunun içerisinden nasıl çıkılacağını doğrusu ben de merak ediyorum. Ama söylüyorum inşallah Darbe Komisyonu bu görevini bir tahkikat komisyonu haline getirmez.


 

Sizinde Aklınızda Güzel Sözler Varsa Yoruma Yazıp Diğer Kullanıcılarımızla paylaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir