Shakespeare Sözleri


Sayfa içeriği: Shakespeare Kısa sözler, Shakespeare Etkileyici Sözler, Shakespeare Uzun Sözler, Shakespeare Güzel Sözler, Shakespeare Yazılar, Shakespeare Sözler Tumblr, Shakespeare Sözler Facebook, Shakespeare sözleri anlamlı, Shakespeare Sözler Yeni, Shakespeare Özlü Sözler


Buz kadar lekesiz, kar kadar temiz olsan bile iftiradan kurtulamazsın.


Yiğitlik intikam kazanmakta değil, tahammül göstermektedir.


Yeni bir ateş söndürür başkasının yaktığını, yeni bir acıyla hafifler eski bir ağrı.


Konuşmadan önce düşün ki konuştuktan sonra düşünmeyesin.


Özgürlük dışarıdaysa sürgün sizin yanınızdır.


İhanete uğramanın acısını yalnız hainler bilir.


Kadınlar güller gibidir, bir defa açıldılar mı; yaprakları hemen dökülmeye başlar.


Değerli adam için şeref, hayattan çok daha ağır basar.


Bazıları büyük doğar, bazıları büyüklüğü kazanır, bazılarına da büyüklük yakıştırılır.


Vazgeçtim dünyamdan. Dünyamdan geçtim ama Seni yalnız komak var. O koyuyor adama.


Bazı yıkılışlar, daha parlak kalkınışların teşvikcisidir.


İyimser kişi, yaranın üstünde artık kabuk görür; kötümser kişi ise kabuğun altında yine yara görür.


Delilik ve cahillik, insanlığın ortak laneti.


Kimi günahlarıyla yükselir, kimi meziyetleri ile kaybeder.


Kaçınılmaz felaketler karşısında sızlanmak, gülmek kadar aptalcadır.


Değişiklikle karşılaşınca değişen aşk, aşk değildir. Aşk gözle değil ruhla görülür.


Sapkın eski niyetler bile kutsal kitaptan çalınırken, ben en çok şeytanı oynarken aziz gibi görünürüm.


Beklemek cehennemdir, ama beklerim seni, İyi kötü demeden, suçlamadan keyfini..


En zoru da; İnsanın kendi kendini teselli etmek zorunda kalmasıdır.


Seveceksen ölçülü sev ki sevgin uzun sürsün; çok hızlı giden de çok yavaş giden gibi geç varır hedefe.


Düşüncelerin neyse hayatın da odur. Hayatın gidişini değiştirmek istiyorsan düşüncelerini değiştir.


Kendimi her zaman mutlu hissederim. Neden biliyor musunuz? “Çünkü kimseden bir şey ummam. Beklentiler daima yaralar.”


Ah! Bu kadar okudum, bu kadar öykü ya da destan duydum, aşkın yolu asla düz gitmiyor.


Bu ayrılmamız hem kalış, hem gidiştir ikimiz için.. Sen ne kadar kalsan da geliyorsun benimle, ben ne kadar gitsem de kalıyorum seninle.


Bir çok defa elimizdeki nimetin kadrini bilmeyiz ama kaybedince sahip olduğumuz zaman takdir edemediğimiz değerini hemen anlarız.


İnsanların yaptıkları fenalıklar arkalarından yaşar, iyilikler çok zaman kemikleriyle beraber gömülür.


Dilenciler ölürken kuyruklu yıldız görünmez; büyüklerin ölümü tutuşturur gökleri bile.


Nasıl bir at, üzerindeki zengin koşumların farkına varmazsa insan da içinde yaşadığı nimetlerin öyle farkına varmaz.


Dostum siz şemsiye yapın, hep şemsiye yapın, sadece şemsiye yapın.


Peşine düşülen kadın, bir melek görünür erkeğin gözüne; elde edilmeye görsün, şeytan kesilir.


Şeytan bir günah işleteceği zaman, işe, bu günahı kutsallık zırhına sarmakla başlar.


Ne zaman sana açılacak olsam, seni yalnız bulamıyorum. Şans bu ya; Seni yalnız bulduğumda, kendimi bulamıyorum.


Unut gitsin adımı, arkamdan da ağlama, göz yaşınla da eğlenir, onu da alıp-satar bu dünya.


Cehalet Tanrı’nın laneti olduğuna göre, bilgi göklere uçabileceğimiz kanatlardır.


Soyulduğu halde gülen adam hırsızdan bir şey çalmış demektir, boş yere üzülen ise kendi kendini soyar.


Aslında hiç bir şey iyi veya kötü değildir. Her şey bizim onlar hakkında düşündüğümüze bağlıdır.


Dünü yada bugünü değil anı yaşamalısınız. Çünkü; Şimdi olacaksa bir şey; yarına kalmaz. yarına kalacaksa eğer; bugün olmaz.


Kendini boşuna harcamış olur insan, dilediğine ulaşıp da sevinç duymazsa. Yıktığın hayat kendininki olsun daha iyi, yıkmakla kazandığın yapmacık bir mutluluksa.


Seni öyle seviyorum ki; Eğer o gün beni düşünmek seni üzecekse, O tatlı düşüncende unutulup gideyim daha iyi.


Seni tanıyamıyorum artık derken ne kadar da haklıydın. Çünkü, Bende seni sevdikten sonra kendime hiç rastlamadım.


Eğer hayat terazimizin zevk kefesiyle denkleşecek bir akıl ve muhakeme kefesi olmasaydı kanımızdaki azgınlık, tabiatımızdaki kötülük bize en olmayacak işler yaptırırdı.


Kendi başına iyi veya kötü birşey yoktur, bunu düşüncelerimiz yapar.


Bir insana yaraşan her şeyi yapmayı göze alırım; ama daha fazlasını göze almak insanlık değildir.


Kim tutabilir ki ateşi elinde karla kaplı kafkasları düşünerek; ya da açlığını bastırabilir gözlerinin önünde bir şölen canlandırarak; ya da çırılçıplak yuvarlanabilir aralık karında yaz sıcağını düşleyerek..


Durma üz kendini üzebildigin kadar, hatalarını düzeltecekse. Düşünme hiç şu anını, düşüncesizlik garantiliyorsa yarını. Ve kork ölümden ölesiye, korkun seni ölümsüzleştirecekse..


Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu. Gözü dönmüş talihin sapanına, oklarına için için kapanmak mı daha soylu yoksa bir dertler denizine karşı silaha sarılıp son vermek mi onlara?


Erkekler mi daha akıllıdır kadınlar mı? Elbette ki kadınlar. Çünkü bacağı güzel diye, hiçbir kadın askıntı olmaz bir erkeğe.


Şimdi olacaksa bir şey yarına kalmaz, Yarına kalacaksa bugün olmaz. Bütün mesele hazır olmakta. Madem hiçbir insan bırakıp gideceği şeyin gerçekten sahibi olmamış; Erken bırakmışsın ne çıkar, ne olacaksa olsun.


İyi veya kötü insan diye bir şey yoktur. İnsanlar iyi veya kötü olmayı düşünceleriyle belirlerler. Neyi düşünüyorsak oyuzdur. Kişinin düşüncesi düşünün rengine boyanmıştır.


Şimdi, acı gibi görünen tüm acılar, o zaman, Seni kaybetmenin yanında çıkacak acı olmaktan.


Yağmuru sevdiğini söylüyorsun ama yağmur yağınca şemsiyeni açıyorsun, güneşi sevdiğini


söylüyorsun ama güneş açınca gölgeye kaçıyorsun, rüzgarı sevdiğini söylüyorsun rüzgar çıkınca pencereni örtüyorsun. İşte bundan korkuyorum çünkü beni de sevdiğini söylüyorsun.


İnsanların çoğu kaybetmekten korktuğu için sevmekten korkuyor. Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için. Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için. Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğin kıymetini bilmediği için. Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi bir şey vermediği için. Ve ölmekten korkuyor, aslında yaşamayı bilmediği için.


Yaşam gezinen bir gölgeden ibaret zavallı bir komedyen, bağıra çağıra saatini doldurur sahnede ve bir daha duyulmaz olur sesi; bir ahmağın anlattığı masaldır bu, avazı çıktığınca, hiddetli ve hiçbir anlamı olmayan.


 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir