Reşat Nuri Güntekin


Bu Sayfamızda Sizler İçin Reşat Nuri Güntekin Güzel Sözlerini Hazırladık Sayfa İçeriği; Reşat Nuri Güntekin sözler yeni, Reşat Nuri Güntekin kısa sözler, Reşat Nuri Güntekin Anlamlı Sözler, Reşat Nuri Güntekin Facebook Sözler, instagram, Twittır, Whatsapp, 2018-2019

Sozadresicom
Sozadresicom

Seyahatler adeta roman vakalarına benziyor, dedi. İnsan,yolda tesadüf ettiği insanlarla çabuk dost oluyor, sonra ayrılırken adeta acı duyuyor.


Ölüm öyle bir şey ki insanı en büyük düşmanlarıyla barıştırıyor.


Manzaralar, çehreler, hatıralar insandan uzaklaştığı nispette güzelleşir, şairaneleşir; türlü bulutlara, sislere, renklere bürünür.


İnsana en yakın akrabaları kalpsizce vurduktan sonra yabancılar vurmuş ne çıkar?


Elemlerde bir gizli şefkat var gibidir. Şikâyet etmeyenlere, kendini güler yüzle karşılayanlara daha az zalim olurlar.


Bazı uykuların ağırlığından korkmak lazım.


Ağzını kulaklarına kadar yırtarım da asıl o vakit kıyamete kadar gülersin.


En eski tarihlerden beri din, daima zulme ve fesada alet olmuştur.


Düşmesini istemeyen, zamana ayak uydurmasını bilmeliydi.


Saklamaya çalışma, nafile. Sevda, çocuk gözlerinden uyku gibi akıyor.


Derler ki; aşk, birine seni yok etme kudreti verip, bunu kullanmama hususunda ona itimat etmekmiş.


Saadeti saklamak, derdi saklamaktan çok daha güç.


Sarı insanların hepsi vefasız oluyor, hepsi insanı başka türlü üzüyor.


Bir zehri insan, bir kere yutmalı, ya ölür ya kurtulur.


Akşam oldu mu şehir, bir kocaman kabristana dönüyor, yüreklere bir kasvettir çöküyor.


İnsanlarda iyilik asıldır.


Beklemediğin zamanlarda olur, ne olacaksa.


Evet, bu uçsuz bucaksız yolda ne kadar ilerlerseniz dönüp dolaşıp hep aynı yere varacaksınız.


Kolayca teselli edilecek dert insanı böyle ağlatmaz.


Halis muhabbet kavgasız, gürültüsüz olmaz derler.


Hiç bir kadın bu kadar derin bir duygu ve ihtiyaç ile sevilmemiş, aranmamış ve düşünülmemiştir.


İnsan, açık düşünmeli, açık söylemeli.


Felaketi ağır ağır haber vermek testere ile adam kesmeye benzer.


Hastalar gibi , mesut olanlara da geceler öyle uzun geliyor ki.


Hokkabazın yumurtasında olduğu gibi, sözlerde de meseleler iç içedir.


Mektepteyken hayallerimiz olmayacak rüyalarla doludur. Sonra hayat birer birer onların icaplarına bakar.


Dünyada, bir parça iyilik edebilmekten daha güzel bir şey olmuyor.


Galip insanlar için iyi ve merhametli olmak ne kolay ve şık bir jesttir.


Bir yerde birkaç kitapla yalnız kalmak beni herhangi bir cemiyetten daha fazla eğlendirir.


İnsan için, her şeyi söylerler… Ne çıkar? Elverir ki, vicdanı temiz olsun…


Bazı tesadüfler insana elli senede öğrenemeyeceği şeyleri iki dakikada öğretiyor.


İnsan birini sevmek felaketine uğradı mı esir gibi bir şey oluyor…


Sen yine de bir parça benimdin, ben bütün ruhumla senin.


Bir insan için zaaftan mahrumiyet de büyük bir zaaf değil midir? Hatta zaafların en büyüğü.


Sevenler sevdikleriyle beraber geçirdikleri en mesut saatlerin farkında olmazlar. Daima daha büyük saadetler getirecek bir yarın ümit ederler.


Vicdanımın sesini daima dinleyeceğim.


Hiçbir şey maziyi musiki parçaları kadar kuvvetle canlandırmıyor.


Uğranılan haksızlıklara ve hakaretlere koyun gibi tahammül etmemek insanlığın başlangıcıdır evlat.


İnsan,kuyuya düşer gibi paldır küldür yuvarlanmaz. Böyle gafil mantıklarla kendini aldata aldata,alıştıra alıştıra namussuz olur.


Kuvvetli olmak, kendinden başka kimseye güvenmemek insanlar için olsun cemiyetler için olsun en büyük hakikattir.


Bir hayale esir olan insanlar delilerin en büyükleridir.


Çok sevmek yetmez mühim olan güzel sevmek.


Aydınlık, hasta gözleri nasıl incitiyorsa, saadet de hasta gönülleri öyle sızlatıyor.


Yalnızlık haddizatında insana güç gelen bir şeydir.


Üşümek mi? İnsanın içinde güneş yanarken üşümek mi?


İnsan ancak kaybettiği yahut kaybetmek üzere olduğu şeyleri böyle birdenbire sevmeye başlar.


Yürümeye başlamış fikirleri yollarından alıkoymak mümkün değildir.


İnsan sevdiğinden uzak olursa onun sitemlerini bile hoş görür.


İnsan ne yaşta olursa olsun sefaletler gibi büyük sevgileri göstermekten çekiniyor.


Bu şüphe öyle bir şeydi ki, bir kere zihnine uğraması bile insanı müebbeden cehennemin ateşleri içinde yakabilirdi.


Onun fikrinde insanlar, yalnız yaptıkları işten, düşündükleri şeyden değil, gördükleri rüyadan bile mesuldürler.


Fakat yüreğimdeki gizli yaralar vücudumdakilerden çok daha derindi.


Fakat yeri belli olan, ağrılardan korkmamalı. Derinlerden gelen bazı ağrılar var ki…


Neme lazım para, bana namus lazım.


Evet, insanın bir cenaze arkasında yürüdüğü zaman, dünya hırslarından en temizlendiği zamandır.


Benim için sevmek bir başka insanın vücudundan, ruhundan bir parça hükmüne girmek, onunla beraber gülüp ağlamak, ıstıraplarını paylaşmak demekti.


Zaten kafaları değiştirmeden idareyi değiştirmek öyle pek tamah edilecek bir netice vermiyor.


Sel gibi akıp giden hayattan sevgililerimizin hatırasından başka bir şey kalıyor mu?


Memleketin ancak okuyup yazmakla kurtulacağına inananlardanım.


Doğru söze darılmak ayıptır.


Ne arsız gönlüm var benim? Etrafımdaki insanları ne kadar çabuk seviyorum.


Ben saadeti ikiye ayırırım. Başkalarından alınan saadet, başkalarına verilen saadet. Benim için hakiki saadet başkalarına verilen saadettir.


Fakat yine de “evet demek çok farklı diyorum.Çünkü parola budur.Hiç bir şey sormamak ve her şeye evet demektir.


İnsanlar hiçbir vakit ıstırap çektikleri zamandaki kadar güzel olmuyorlar.


Allah ne yaparsa iyi yapar.


Kaza, insana kaştan, gözden yakındır.


Yaşamak hakikaten doyulmayacak kadar tatlı bir şey.


Çalışmak, bütün ruhuyla, kendini başkalarına vermek ne güzel şey!


Evimdeki yalnızlıktan nasıl korktumsa içimdeki yalnızlıktan da öyle korkuyorum.


Her şey gibi sevmek de parası, vakti , az çok rahatı olan insanlara mahsus bir imtiyazmış.


Ayrılık, kuvvetli aşkları büyütür, hasta olanları büsbütün öldürür.


Acımak bir süre sonra hissizleştiriyor insanı.


Ne bileyim, insan kalbi, öyle anlaşılmaz bir şey ki!


Bir insanın bütün hayatını, bütün emelini başka bir insana hasretmek istemesi kadar temiz, güzel bir şey var mıdır?


Anlıyorum ki zaman zaman bana en büyük menfaatlerimi, hayatımı ihmal ettiren ruh hamlelerime rağmen ben zayıf bir adamım.


Gençlik! Çok şükür onu da atlattık.


Çirkinin ağzındaki güzel söz, acizin ağzındaki haklı söz kadar boş faydasız bir şeydi.


Ölüme razı olmakla her şeye hak kazanıyorsun. Ölüm bütün lekeleri siler.


Gönül gence, ihtiyara bakmıyor.


İhtiyarlar, çocuk gibi inatçı oluyorlar.


Ben eski bir insanım. Anlaşmamıza imkan yok. İnsanların paradan başka şeylerle de mesut olacaklarına inanarak yaşadım. O kanaatle öleceğim.


Artık kalbim öldü. Sevmeye kudretim kalmadı.


Sevmek denen şeyin rolü bu kadar insanı yakıp titretecek bir şey olursa kendisi kim bilir neydi?


Doğruluk, temizlik, fedakarlık hastalığı onda insanlığın en kıymetli bir kabiliyetini öldürmüştü: Acımak kabiliyeti…


Bir sevgimizi,nazik bir hissimizi anlamadıklarını,hatta onunla eğlendiklerini görmektense onu içimizde gizlemek daha iyi…


İnsan ne kadar acı olursa olsun bir mecburiyeti kabul ettikten sonra içine sükun ve tevekkül geliyor.


 

Sizinde Aklınızda Güzel Sözler Varsa Yoruma Yazıp Diğer Kullanıcılarımızla paylaşabilirsiniz.

Reşat Nuri Güntekin” için bir yorum

  • Haziran 6, 2018 tarihinde, saat 3:26 pm
    Permalink

    Çok Beğendim, Ellerinize Sağlık

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir