Paulo Coelho Sözleri


Sayfa içeriği: Paulo Coelho Kısa sözler, Paulo Coelho Etkileyici Sözler, Paulo Coelho Uzun Sözler, Paulo Coelho Güzel Sözler, Paulo Coelho Yazılar, Paulo Coelho Sözler Tumblr, Paulo Coelho Sözler Facebook, Paulo Coelho sözleri anlamlı, Paulo Coelho Sözler Yeni, Paulo Coelho Özlü Sözler

Sozadresicom
Sozadresicom

İnsan sevdiği için sever. Aşkın hiçbir gerekçesi yoktur.


Ama düşler Tanrının diliyle konuşurlar.


Genellikle ölüm insanı hayata karşı daha dikkatli olmaya zorlar.


Öyle zamanlar vardır ki , insan hayat ırmağının akış yönünü değiştiremez.


Başkalarının acılarına kayıtsız kalanlar, en acınacak kişilerdir.


Bir düşü gerçekleştirme olasılığı yaşamı ilginçleştiriyor.


Bazen Tanrı’nın lütufları camı çerçeveyi parçalayarak gelirdi.


Herkes kendi düşlerini aynı şekilde göremez ; kendince görür.


Parasi olan insan hicbir zaman tamamen yanliz degildir.


Her zaman, ne istediğini bilmek zorunda olduğunu anımsa.


Basit şeyler , en olağanüstü şeylerdir ve yalnızca bilginler anlayabilirler bunları.


İnsan sevdiği için sever. Aşkın hiçbir gerekçesi yoktur.


Ben de herkes gibiyim: Dünya gerçeklerine oldukları gibi değil de olmalarını istediğim gibi bakıyorum.


Kimin her şeye gücü yeter, bilir misiniz? Çocukların. Çocuk güvensizliği, korkuyu bilmez, kendi gücüne inanır ve tuttuğunu koparır.


Yüreğine, acı korkusunun, acının kendisinden de kötü bir şey olduğunu söyle.


İşte bu yüzden ışığın savaşçısıdır onlar. Başarısızlığa uğradıkları için. Soru sordukları için. Durmadan anlam aradıkları için. Ama sonunda o anlamı bulacaklardır.


“Yolunu bulduğun zaman korkmamalısın. Hata yapacak kadar cesur olmalısın. Hayal kırıklığı, yenilgi ve umutsuzluk Tanrı’nın bize yol gösterme araçlarıdır.”


Aslında ciddi şeylerdir karikatürler; her biri yaşantımıza akıl ve neşe katar.


Hiç kimse kendi yüreğinden kaçamaz. Bu nedenle en iyisi onun söylediklerini dinlemek.


Ebediyen aynı trendeyiz, ta ki Tanrı sırf kendi bildiği bir sebepten ötürü treni durduruncaya kadar.


Bugüne kadar milyonlarca insan pes etti. Öfkelenmiyorlar, ağlamıyorlar, hiçbir şey yapmıyorlar. Yalnızca zamanın geçmesini bekliyorlar. Tepki gösterme becerilerini yitirmiş onlar.


Vaha’nın palmiyeleri ufukta görünmüşken susuzluktan ölmek.


Savaşçıyı hiç mi hiç etkilemeyen küçük bir ayrıntı, kardeşinin ruhundaki fitili ateşlemeye yetebilir. Savaşçı başkalarının acılarına saygı duyar ve onları kendi acılarıyla karşılaştırmaz.


Sevmek rehber kitaplarla, yazmak kurslarla öğrenilmez. Gidip başka yazarlarla tanış demiyorum, farklı yetenekleri olan insanları bulsan yeter. Yazmak, neşe ve coşkuyla yapılan herhangi bir işten hiç farklı değildir.


Başkasının bahçesiyle ilgili öğütler veren budalanın, kendi bitkileriyle ilgilenmediğini bilir.


Etrafınızda neyin iyi, neyin kötü olduğuna fazla kafa yorarsanız kendi ruhunuzu ihmal edersiniz, başkalarını yargılamak için harcadığınız enerji sizi tüketip yere serer.


Kelimelerin kötü yanı, kendimizi başkalarına anlatabileceğimiz ve başkalarının söylediklerini anlayabileceğimiz hissini uyandırmalarıdır. Fakat dönüp kaderimizle yüzleştiğimizde yetmediklerini görürüz.


Düşümü gerçekleştirmekten korkuyorum, çünkü o zaman yaşamak için bir sebebim olmayacak.


Sevmek rehber kitaplarla, yazmak kurslarla öğrenilmez. Gidip başka yazarlarla tanış demiyorum, farklı yetenekleri olan insanları bulsan yeter. Yazmak, neşe ve coşkuyla yapılan herhangi bir işten hiç farklı değildir.


”Seni seviyorum çünkü bütün evren sana ulaşmam için işbirliği yaptı.”


Rafları dolduran eski metinlerin öngördüğü gibi, sonunda her şey geldiği yere geri dönmeye başlıyordu.


Acı çekmemek için aşkı reddetmek gerekiyordu. Bu da hayattaki kötülükleri görmemek için kendi gözleri çıkarmak gibi bir şeydi.


Bizler ebediyiz, çünkü hepimiz Tanrı’nın görüntüleriyiz. İşte bu yüzden pek çok yaşamdan ve ek çok ölümden geçeriz, bilinmeyen bir yerde ortaya çıkar, yine bilinmeyen bir yere doğru yol alırız.


Ve hepsinden önemlisi Aşk’ın, bir erkeği kişisel menkıbesinden asla uzaklaştırmadığını kendisine anlatan bir çöl kadınına rastlamış olduğu için Tanrı’ya şükrediyordu.


Ben de herkes gibiyim: Dünya gerçeklerine oldukları gibi değil de olmalarını istediğim gibi bakıyorum.


Geleceği nasıl seziyorum? Şimdinin işaretleri sayesinde. Gizin kökü şimdidedir; şimdiye dikkat edecek olursan, onu iyileştirebilirsin. Ve şimdiyi iyileştirebilirsen, daha sonra gelecek olan da iyi olacaktır.


İnsanın kendisini başkalarından aşağı görmesi, Büyücü’nün bildiği en kötü kibir örneklerinden biriydi, çünkü bu, farklı olmaya çalışmanın en yıkıcı yoluydu.


Yaratılışın özü bir ve tektir. O özün adı da Aşk’tır. Aşk pek çok yaşama ve dünyanın pek çok yerine dağılmış olan deneyimi yoğunlaştırmak için bizleri yeniden bir araya getiren güçtür.


Hayır. Siz farklı bir insansınız, ama herkes gibi olmak istiyorsunuz. Bu da, bana kalırsa, ciddi bir hastalıktır.


Kimin her şeye gücü yeter, bilir misiniz? Çocukların. Çocuk güvensizliği, korkuyu bilmez, kendi gücüne inanır ve tuttuğunu koparır.Ne var ki çocuk zamanla büyür. zannettiği kadar güçlü olmadığını, ayakta kalabilmek için başkalarına muhtaç olduğunu anlamaya başlar. Severse sevilmek ister ve yaşadıkça karşılık görme arzusu iyice büyür. Sahip olduğu güç de dahil her şeyi fedaya hazırdır, yeter ki sevdiği kadar sevilsin. Sonunda şimdi bulunduğumuz noktaya varırız: Kabul edilmek, sevilmek için ne yapacağını şaşırmış yetişkinler olur çıkarız.


İnsanlar bir yığın acayip şeyler söylüyorlar. Bazen, koyunlarla birlikte yaşamak çok daha iyi, konuşmaz koyunlar, yiyecek ve su aramaktan başka bir şey yapmazlar. Ya da kitaplar, dinlemek isterseniz size ilginç öyküler anlatır kitaplar. Ama insanlarla konuşurken durum başka, öylesine tuhaf şeyler söylerler ki, konuşmayı nasıl sürdüreceğinizi bilemezsiniz.


Yaşıyorum,dedi delikanlıya, aysız ve kamp ateşsiz bir gece, hurma yerken. Ve birşey yerken başka birşey düşünmem. Yürüdüğüm zaman da yürüyeceğim hepsi bu. Savaşmak zorunda kalırsam , ölüm şu gün ya da bugün gelmiş vız gelir tırıs gider. Çünkü ben ne geçmişte ne de gelecekte yaşıyorum…


 

Sizinde Aklınızda Güzel Sözler Varsa Yoruma Yazıp Diğer Kullanıcılarımızla paylaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir