Özdemir Asaf Sözleri


Sayfa İçeriği: Özdemir Asaf Kısa sözler, Özdemir Asaf Etkileyici Sözler, Özdemir Asaf Uzun Sözler, Özdemir Asaf Güzel Sözler, Özdemir Asaf Yazılar, Özdemir Asaf Sözler Tumblr, Özdemir Asaf Sözler Facebook, Özdemir Asaf sözleri anlamlı, Özdemir Asaf Sözler Yeni, Özdemir Asaf Özlü Sözler


Yaşamak değil, beni bu telaş öldürecek.


İki seçeneğin var; ya kal, ya gitme!


Gelmeyecek bir gideni, olmayacak bir nedeni beklediniz mi?


Sen bana bakma ben senin baktığın yerde olurum.


Makyajı akıyor farkının; herkesleşiyorsun…


Kendine gel! Seni orada bekliyorum.


Seni, sensiz de sevebiliyorum.


Boşuna yorulma gönül, sadece sevmek yetmiyor…


Gelmen bir iyiliktir diyecektim… Kapıyı hep başkaları açtı.


Kirli ellerimiz daha temiz, temiz elli kirli gönüllerden. Ne dersiniz?


Aşk; iki kişinin sokak kavgasına benzer, çünkü ayıran hep bir yabancıdır.


Gerçek değer; gelmesi boşluk dolduran değil gitmesi boşluk yaratan.


Kendi bahçesinde dal olamayanın biri, girmiş bahçeme ağaçlık taslıyor.


Yalnızlık paylaşılmaz, paylaşılsa yalnızlık olmaz.


Benim en sevdiğim söz, senden duyduğum bendir.


Yalnızlık paylaşılmaz paylaşılsaydı yalnızlık olmazdı.


Bir insan treni kaçırırsa başka bir tren gelir onu alır. Bir ulus treni kaçırırsa başka bir ulus gelir onu alır.


Beni bundan böyle beklese beklese hüzün bekler çağırsa çağırsa hüzün.


Bir sevgiyi anlamak, bir yaşam harcamaktır. Harcayacaksın!


Mutlu edemeyeceksen, meşgul de etmeyeceksin.


Kim bilir kaç kişi ayrı yataklarda, birbirine sarılarak uyuyordur.


İmkânsızları yaşamak mıdır sevmek, yoksa severken imkânsız mıdır yaşayabilmek?


Ağzında yalan varken konuşma!


Bir gün benden şikâyet ettiğin ne varsa, özleyeceksin!


Bütün renkler aynı hızla kirleniyordu, birinciliği beyaza verdiler.


Sırtımızı yaslayıp uyuduğumuz taşları mı atacaklar kafamıza; taş kalpleri taç yaptık diye başımıza.


Kaçmak istedikçe sana yakalanıyorum. Söndürmek istedikçe sana yanıyorum. Yenildim işte! Yine de seviyorum.


İnsanın büyüdükçe mi artıyor dertleri, yoksa insan büyüdükçe mi anlıyor gerçekleri?


Gelmesen önemli değil, gelsen önemli olurdu! Gelmemen büyük yalnızlığımı doldurdu.


Ne cenneti merak ediyorum ne de cehennemi. Çünkü ben annemi gülerken de gördüm ağlarken de… 


Aynı günde dört mevsime şahit olmak gibi bir şey bu… Önce özlüyor, sonra ağlıyor, akşamları küsüyor, geceleri çok seviyorum.


İnsanlar gelmeleriyle boşluk dolduranları severler, gitmeleriyle boşluk yaratanlara aşık olurlar.


Sen kocaman çöllerde bir kalabalık gibisin, kocaman denizlerde ender bir balık gibisin. Bir ısıtır, bir üşütür, bir ağlatır, bir güldürür sen hem bir hastalık hem de sağlık gibisin.


Herkes fazlasıyla sevmiş, ben eksikleriyle de sevdim oysa.


Ben gülüşüne öldüm, o ölüşüme güldü. Farklıydık işte.


Ne para istiyorum ne de pul. Tek bir istediğim var, o da yalansız bir kul.


Oysa ne çok ağladım ben bir damla yaş dökmeden…


Bakarken kıyamamak mı, yoksa baktıkça doyamamak mıdır aşk?


Ben ölseydim, o belki ağlardı. Ama o ağlasaydı; ben ölürdüm…


Bir kelimeye bin anlam yüklediğim zaman sana sesleneceğim.


Sus be yüreğim, bende biliyorum özlediğimi; susta bilmesin özlendiğini.


Tek kişilik miydi ki bu şehir? Sen gidince bomboş kaldı…


Bekle deseydin, gelmeyeceğini bilsem bile beklerdim…


Beni yokluğunla savaştırma, kaybederim!


Ben sevmekten hiç borçlu çıkmadım.


Ölünceye kadar seni bekleyecekmiş, sersem. Beni seni beklerken ölmem ki. Beklersem.


Benim sevdam ulu çam gibidir. Ne güzde yaprak döker, nede kışta boyun büker.


Madem yalandı her şey, bıraksaydın öyle kalsaydı. Bana son yalanın “bende sevdim” olsaydı.


Bekle dedi, bekle dedi gitti ben beklemedim, o da gelmedi. Ölüm gibi bir şey oldu ama kimse ölmedi.


Yaşamak, ilkin sevgi ile sevmek ile başlar, doğumla, doğmakla değil. Yaşam da sevgisizlikle biter, ölümle, ölmekle değil…


Bekle dedi gitti; ben beklemedim, o da gelmedi. Ölüm gibi bir şey oldu ama kimse ölmedi.


Sakladığın kendini böldün iki yarıma; iki kez yaralandın bir yarım yara için.


Artık benim mutluluk denen bir kavramım olmayacak. Daha mutsuz olmamak için…


Beni öyle bir yalana inandır ki ömrümce sürsün doğruluğu.


Benimle ömür geçer mi ki dedim. Senle geçirmeye ömür yeter mi? Dedi. İşte bu bana bir ömür yetti.


İnsansız adalet olmaz… Adaletsiz insan olur mu? Olur, olmaz olur mu? Ama olmaz olsun.


Gelmesen önemli değil, gelsen önemli olurdu! Gelmemen büyük yalnızlığımı doldurdu.


Ne an yaklaştımsa ittiniz ve ne zaman geldimse gittiniz. Siz hep büyük ve önce idiniz gerçekten öyle oldu önce siz bittiniz.


Sana bir şiirler olmuş sevgilim. Yüzün gözün söz içinde. Hangi imla kitabına baksam, ben den ayrı yazılıyorsun.


Dost gerçekleri. Düşman işine geleni. Deli ağzına geleni. Aşık içinden geçeni söylermiş.


Son isteğin nedir? Sorusu çok çok kolaydır, ilk isteğin nedir? Sorusundan. Çünkü o soruyu kimse kimseye soramadı korkusundan.


İyi geceler canım derdin. Gecenin iyiliğinden çok, canın olma düşüncesi yeşerir dururdu içimde.


Aşk; görmekten çok özlemeyi sever, dokunmaktan çok düşlemeyi. Ve aşk öyle haindir ki; nerde imkansız varsa gider onu sever.


İnsan parasını kaybedince fakir, özgürlüğünü kaybedince esir, aşkını kaybedince şair olurmuş. sozadresi.com


Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın. Bu yılan doğadaki yılandır, toplumdaki değil. Yanlış anlaşılıyor.


Kadınları sevmek bir kadına haksızlık etmek demektir. Bir kadını sevmek kadınlara haksızlık etmek demektir.


Dün yağmur yağacaktı, gün döndü, yarın yağdı, bugün dindi. Ağlayacaktı. Kim anlayacaktı…


Düşümde aşk ile karşılaştım. İnsanı arıyordu. Uyandım, insan ile karşılaştım. Aşkı arıyordu.


Ne zaman nereye gitmedimse, hiç kimseyi de incitmesem de, konular birikti kendiliğinden; ben ne kadar biriktirmesem de.


Küçükken hayvanlarla konuşabilsem ne ilginç olurdu diye düşünürdüm. Meğer yıllardır iletişim kurabildiğim bir sürü hayvan varmış.


İnsanlar gelmeleriyle boşluk dolduranları severler, gitmeleriyle boşluk yaratanlara aşık olurlar. Dün sabaha karşı kendimle konuştum. Ben hep kendime çıkan bir yokuştum. Yokuşun başında bir düşman vardı. Onu vurmaya gittim ve kendimle vuruştum.


Tutkuların evinde savaş kırıkları var; kül olmuş bir bütünün yonga yanıkları var. Eski özlemlilerin yeni bahçelerinde, anı kuyularının suskun çığlıkları var.


Gelecekse beklenen, beklemek güzeldir. Özleyecekse özlenen, özlemek güzeldir. Ve sevecekse sevilen; o hayat her şeye bedeldir.


Kime sorsam, “Ben senin mutluluğunu istiyorum” dedi. Ne kastınız vardı mutluluğuma, anlamadım gitti.


Beni benden çıkardınız beni benden aldınız. Göz görmeye görmeye bir uzağa bıraktınız. Kendime dönmeye artık çok geç.


Yanına kadar koştuktan sonra, Bir adım daha atamayacaksan eğer; oraya kadar sakın koşma. Sana değil, bekleyene yazık olur.


Mutluluğun gözü kördür, yalnızlık sağır. Ondandır biri tökezleyerek yürür, öbürü uykusunda bile bağırır.


Dün sabaha karşı kendimle konuştum. Ben hep kendime çıkan bir yokuştum. Yokuşun başında bir düşman vardı. Onu vurmaya gittim ve kendimle vuruştum.


Adının üstüne anılar koyma sen mezar değilsin. Anılar adının ardından gelsin sen duvar değilsin…


İnsanı bedenen ameliyat etmek için bayıltmak gerekir, ruhen ameliyat etmek içinse ayıltmak.


Uykunun içinde bir rüya, rüyamda bir gece, gecede ben… Bir yere gidiyorum, delicesine… Aklımda sen…


Sil ağzının kenarını, yine gülüşünden cennet akıyor…  sozadresi.com


Kendini bir şeye bölmesini bil, bilmezsen, bir şeyi bilmesini bil, onu da bilmezsen, anlatıyorum, olan oluvermez, ölmesini bil.


Önce büyük büyük düşündüm sonra büyük büyük yaşadım ne varsa onlar aldı şimdi bana küçük bir ölüm kaldı.


Konuşmak susmanın kokusudur. Ya sus-git, ya konuş-gel, ortalarda kalma. Yalan korkaklığın tortusudur. Dürüst kaba ol, eğreti saygılı olma.


Kolay mıdır bir anda her şeyden vazgeçip gitmek, yoksa her şeye rağmen gitmekten vazgeçip sevmek mi gerek.


İnsanı bedenen ameliyat etmek için bayıltmak gerekir, ruhen ameliyat etmek için se ayıltmak.


Seni büyük buldum, anladım, seni güzel buldum, korudum, seni küçük buldum, uyardım, seni yakın buldum, uyudum, biri yanlış idi, unuttum.


İyi geceler canım derdin. Gecenin iyiliğinden çok, canın olma düşüncesi yeşerir dururdu içimde. Ben yürümeye başlayınca denizlerin üstünde karalarda koşanlar durup bana baktılar. Ben de gittim sığınacağım adaları birer birer batırdım.


Dünyanın nüfusu ikiye bölünüyor. Yarısı sen oluyorsun, yarısı ben. Sonra ikimiz bir bütün oluyoruz, kimseye sezdirmeden…


Unutsun beni demişsin, bu bana imkânsız geliyor. Çünkü unutmam için önce seni hatırlamam gerekiyor.


Bana yaşadığın şehrin kapılarını aç. Başka şehirleri özleyelim orada seninle. Bu evler, bu sokaklar, bu meydanlar ikimize yetmez…


Biri yükseğe çıkmaya görsün. Herkes de bir analık duygusu belirir. Çok çıkma, düşersin dercesine bakarlar. Bunu acınma sanarak inmiş çok kimseler vardır.


Benimle ömür geçer mi ki dedim. Senle geçirmeye ömür yeter mi? Dedi. İşte bu bana bir ömür yetti.


Ölebilirim bu genç yaşımda, en güzel şiirlerimi söylemeden götürebilirim. Şimdi kavak yelleri esiyorken başımda, sevgilim, seni bir akşamüstü düşündürebilirim.


Seni bulmaktan önce aramak isterim. Seni sevmekten önce anlamak isterim. Seni bir yaşam boyu bitirmek değil de, sana hep yeniden başlamak isterim.


Bir kadının alnı dudaklarından daha değerlidir. Çünkü dudaklarından dökülecek olan ‘seni seviyorum’ sözü, önceden alnına yazılmıştır…


Yaşamak için bırakılmış bir yön baktım, yoktu: ben direnmek için elimden gelin yaptım.  sozadresi.com


Ağlamak unutmak kadar kolaydır inan… Sevin ağlayabiliyorsan. Sevin ağlıyorsan… Gül ağlayabiliyorum diye, gül ağlıyorum ağlıyorum diye sana bir şey yapamam ağlayamıyorsan!


Onun güzelliğini herkes görüyorsa o bence az güzeldir. Herkes biliyorsa o bence hiç güzel değildir. Onun güzelliğini yalnız ben görüyorsam bu sevgidir. Yalnız ben biliyorsam bu aşktır. Hiç kimse görmüyorsa bu yalnızlıktır.


Bazen dayanmaktır sevmek; hayat nereden vurursa vursun ayakta durabilmek… Bazen yaşamaktır sevmek; soluksuz ciğer gibi sevgisiz kalbin duracağını bilmek… Bazen ağırdır sevmek; sevdiğine layık olabilmek… Ve bazen hayattır sevmek; birini çok uzaktayken bile, yüreğinde taşıyabilmek…


 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir