Kahraman Tazeoğlu Sözleri


Sayfa içeriği: Kahraman Tazeoğlu Kısa sözler, Kahraman Tazeoğlu Etkileyici Sözler, Kahraman Tazeoğlu Uzun Sözler, Kahraman Tazeoğlu Güzel Sözler, Kahraman Tazeoğlu Yazılar, Kahraman Tazeoğlu Sözler Tumblr, Kahraman Tazeoğlu Sözler Facebook, Kahraman Tazeoğlu sözleri anlamlı, Kahraman Tazeoğlu Sözler Yeni, Kahraman Tazeoğlu Özlü Sözler

Sozadresicom
Sozadresicom

Acının yan etkisi, güçlü bir karakter armağan etmesidir size.


Git artık yar sustuklarını bna harcama.! Yaslanma gôzlerime bu yükü kaldıramam.


Kimseyi bir başkası gibi sevmemeli insan. Çünkü kimse bir başkası değil.


Gitsem kalmalar saldırıyor, kalsam gitmeler çağırıyor.!


Ne içimden terk edebiliyorum seni ne de terk ettirebiliyorum sana içimi!


Belki de sen aşka aşıktın, ben üstüme alındım.


Ve bir kez daha anladım, Gelişi güzeldin sen sevgilim, gidişi değil.


Ben, seni sevmemek için neden aradıkça ve “neden”ler buldukça, seni daha çok sevdim!


Aklım kara kış ellerim seni üşüyor bugün günlerden soğuk.


Son sigaram gibiydin sen sevgili, kıyamazdım içmeye. O cebimde kırıldı, sen kalbimde


Özledin mi beni,dedim Sustu ! Nefesini en derinden aldı ve, Özlenmez mi , dedi!


Şimdi benim son diye bitirdiğime, kimbilir kimler ilk diye başlayacak.


Korkma ve sen sana gözlerimden bak!, Gör nasıl seveceksin kendini.


İnancı kırılmayan hiçbir aşk bitmezdi oysaki. İnancımı da alıp gitmeseydin!


Gözlerini gözlerime çakıp içime daldı. Baktığıydım ama gördüğü değildim.


Ve Öyle İnsanlar Vardır ki, Piyon’ken Kendini Vezir Eder. Öyle İnsanlar da Vardır ki, Vezir’ken Kendini REZİL Eder.


Birini sevmek için karşılık beklemem ki. Zaten sevdiğim hiçbir şarkı da benim için bestelenmedi.


Hiç buluşmadığımız bir yerde hiç bilmediğin bir saatte seni bekliyorum. Gelmen pekte anlam ifade etmiyor. Ben seni beklemeyi hala çok seviyorum.


Sen, bana rağmen kendine iyi bak; Ben, sana rağmen hoşça kalırım.


Eğer insan unutmak istemezse, bir günü bile hatırlar on yıl sonra… Ve unutmak isteyen, bir günde unutur on yılı.


Birbirimize birkaç aşk kadar, geç kalmış olmasaydık…”eğer kaybetme korkum olmadan sahip olabilir miydim sana?


Hiç düşünmemiştim bir isim ve iki bağlacın yan yana gelip de içimi bu kadar acıtacağını; taa ki sen ‘el’ve’da’ diyene kadar


Bir uçurum gibi bahsetti benden; düşmekten çok korktuğu ama bir çocuk gibi kıyısında oynamaktan asla vazgeçmediği.


Çok mu saftım yoksa çok mu kaptırdım. sahi ya uzun uzun gözlerine dalardım. Ne bileyim işte bi vardın, şimdi yoksun.


Ey ayak izleri kalbimde kalanım… Şimdi herkes biraz daha sen. Her saat biraz daha geç ve aylar fazla geliyor yıllara.


Affet. Bende sevgiler mevsimlik değil. Öyle hiçbir saat dilimiyle kıyaslayamam düşlerimi. Sığdıramam ki seni bir ömre


Şimdi ne bugünsün,ne de yarın.. Olsa olsa sadece bir yarım,yada eksilen yanım.


Hiç kimsenin iyi gelmediği yerden sarıyorsun yaralarımı. Hiç kimsenin dokunamadığı yerden kanatıyorsun sonra.


Ben seni yere göğe sığdıramazdım, sen benim üstüme basıpta mı geçtin ? Söyle; ne zaman başladın, ne zaman bittin ? Zaten geç kalmıştın, bir de erken gittin .. Canıma tak ettin ayrılık, inan yettin !


Aramadığın yerlerde olmayı seçiyorum nedense. Karşılaşma ihtimalimizin olmadığı… Olamayacağı… İlk ışıktan sağa dönüyorum hep. Senden değil, seninle karşılaşmaktan korkuyorum.


Ben uslu bir aşıktım; Gel Dedin Geldim Sev Dedin Sevdim Bit Dedin Bittim Şimdi Unut Diyorsun Ya Yaramazlığım Tuttu Unutamıyorum!


Şimdi söyle; bu denizin dibinde, bu geminin kırık-dökük güvertesinde, bu yırtık yelkenle, bu yönsüz rüzgarın içinde bu aşk nereye gidiyor usta?


Giderek değil, unutarak vesaireleştirdin sen bu aşkı. ‘Sen’ uçurumlarından, ‘Ben’ denizlerine düştüm. Kendi içimde boğulacak bir ölümü mü hak ettim Rabbim! Onu, kendimi kendi içimde boğacak kadar mı sevdim?


Biliyorum “yarın yeni bir gün doğacak” hikayeleri, inananı kanatır ancak. O yüzdendir sadaka vaatlere tenezzül etmeyişim.


İki ayrı uykuda iki ayrı rüyanın birbirine dokunması gibiydi aşk. Sen bunu bilmiyordun. Toydun. Aramızdaki fark buydu; Sen ateşin yaktığını bilirdin, ben ateşte yanmayı.


İdama giderken hislerim, güneşim yüzünü görmeyi bekledim hep. Kalemi kırık bir aşkı mühürledim yüreğime. ?unuttum? diye haykırırken bile unutmadığımı ispatlıyordum kendime.


Kimi Giden; Kendisinden Sonra Gelecek Daha İyi Birine Yer Açar. Kimi Giden de; Kendisinden Sonra Gelecekleri Bile Götürür.


Evdeki bayat ekmek gibiydin.Ben sana nimet deyip başımın üstünde tutarken, sen gidip başkalarının çöplüğünde küflenmeyi tercih ettin.


Bugün bizi beraber görenler yarın “kimdi o” diye sorarlarsa, beni detaylı anlatma. Kısaca “ömrümün geri kalanı” dersin.


Başlamayacakmış gibi gelmişti, bitmemiş gibi gitti. Kaçmak mıydı gitmek miydi anlamadım. İnsan böylesi bir gidişte neye doğru ilerlerdi? Kaderden kaçmak mıydı bu gidiş, yoksa kadere miydi? Tutuştu böylesi gitmelere hazırlıksız çıra yüreğim.


Gözlerine şiirler yazmıştım, yazma dedi sözcüklerim akmaya başlarsa gözlerimden cümlen olurum dedi.


Ben sana yenilmek için sevdim seni. Hayallerime yakıştığın için sevdim. Ama artık gitme vakti. Duymadığın sesimi sana emanet ederek, acılarıma yokluğunu ekleyerek ve nereye gidersem gideyim seninle kalarak gitme vakti.


Aşka inanmak kendini sevmektir yüzündeki ünlemi bozmadan. Bilmez misin? Sana aşkın iki kişilik bir yalan olduğunu öğretmediler mi? Neden her seferinde kanıyorsun öyleyse?


Gözyaşların süzülüyor saçlarına doğru. Her bir damla dağlıyor beni. Bin parçaya ayrılmış bedenimin tek bir parçası bile dokunamıyor sana. Öyle uzağındayım ki.


Sustu Aşki Sensizliğe acılan kapılar ardında çömelen ıssız karanlık dilime kilitler vursa da dinmeyecek içimin kırgın yalnızlığı.


Bana geldiğin yol aşk izlerinle doluydu. Bir dolu aşkın izini örtüyordu şiirlerin. Gelmek eylemi pörsümüştü adımlarında Oysa ben gelişini “milat” sayacak kadar başlıyordum aşka. sozadresi.com


Karşımda bir adam var şu anda; güncesine düştüğü mayınlı satırlarla benli zamanların izini süren. Sen ki bir dar zaman mutluluğuydun yüreğime sızıveren. Ben ki yüreğinin kıyısında taşıdığın uçuruma dokunabilen ilk kadın!


Şimdiyi yok saymak, yarını ertelemek ve fotoğrafların sınırlı karelerinde, sen’li dünleri yaşamak da, yalnızca, yalnızken yapılacak akıl karı bir deliliktir ve delilik, yalnızlığın en yalın tanımıdır!


Altını çize çize okuduğunuz kitaplar vardır. Çok sayfalı kalın kitaplardır bazen bunlar. Günler, haftalar, hatta belki de aylar sürer okuyup bitirmek. Bitirdiğinizde belki size hiçbir şey vermez o kitaplar ve siz harcadığınız zamana üzülürsünüz… Ama bir bakarsınız ki aklınıza bir çivi gibi mıhlanan altını çizdiğiniz o cümleler hayatınızı değiştirmiş, koca bir romandan sadece altı çizili üç-beş satır size hayatın anlamını öğretmiştir.


 

Sizinde Aklınızda Güzel Sözler Varsa Yoruma Yazıp Diğer Kullanıcılarımızla paylaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir