İmam Şafii Sözleri


Sayfa İçeriği: İmam Şafii Kısa sözler, İmam Şafii Etkileyici Sözler, İmam Şafii Uzun Sözler, İmam Şafii Güzel Sözler, İmam Şafii Yazılar, İmam Şafii Sözler Tumblr, İmam Şafii Sözler Facebook, İmam Şafii sözleri anlamlı, İmam Şafii Sözler Yeni, İmam Şafii Özlü Sözler


Kanaatkâr olmak, rahatlığa kavuşturur.


Hizmet edene, hizmet edilir.


İlim öğrenmek, nafile ibadetten üstündür.


Haksız sözleri tasdik eden, dalkavuk ve iki yüzlüdür.


İlim, ezber edilen şey değil, ezber edilen şeyden temin edilen faydadır.


Midesini pek fazla doyurmasın.


Dünya sevgisi ile Allah sevgisini bir arada toplarım iddiasında bulunmak, yalandır.


Sırrını saklamasını bilen, işinin hakimidir.


İlim öğrenmek için üç şart vardır: Hocanın maharetli, talebenin zeki olması ve uzun zaman.


Öğrenmenin acısını bir müddet tatmayan, hayatı boyunca cehaletin zilletini yudumlar.


İlim öğren, kimse âlim olarak doğmaz, ilim sahibi ile cahil bir olmaz.


Ufak bir yanlış hareketinle üzülecek, darılacak kimseye çok güvenme.


Senden görüşünü istemeyene, görüşünü verme. Çünkü böyle yaparsan, övülmediğin gibi, görüşün de o kimseye fayda vermez.


Dünyada en huzursuz kimse, kalbinde hased ve kin taşıyanlardır.


Sadık dost ve halis kimya az bulunur, hiç arama.


Dünyayı ve Yaradanını bir arada sevdiğini söyleyen kimse yalancıdır.


Sadık dost, arkadaşının hüzün ve sevinçte ortağı olandır.


İlimleriyle yalnız dünyalık arzu eden kimselere yaklaşmasın.


İbret almak istersen, hata sahibi kişilerin akıbetlerine bak da kalbini topla.


Dünya işlerinde bir darlığa ve sıkıntıya düşen kimse, ibadete yönelmelidir.


İlmi sevmeyende hayır yoktur. Böyle kimselerle dostluk ve bağlılığını kes. Çünkü, ilim kalblerin hayatı, gözlerin aydınlığıdır.


Kimin düşüncesi, arzusu, maksadı yemek içmek (dünya) ise; kıymeti, bağırsaklarından çıkardığı kazurat kadardır.


Bütün düşmanlıkların sevgiye dönüşmesi umulur. Fakat hasedden dolayı olan düşmanlık böyle değil.


Hakkı doğruyu kim söylerse söylesin kabul ediniz.


Sana gelene sen de git. Sana kötülük ve eziyet edene sen eziyet etme.


Bir kimseyi affedip, ona kin tutmadığım zaman, düşmanlık düşüncesinden kendimi rahata kavuşturdum.


Kendini bilmeyene ilim öğreten, ilmin hakkını zayi etmiş olur. Layık olandan ilmi esirgeyen de, zulmetmiş olur.


Gururlanıp böbürlenmek, adi ve bayağı kimselerin vasfıdır.


İki kişinin, darıldıktan sonra birbirinin ayıplarını ortaya çıkarması, münafıklık alametidir.


İlmi, kibirlenmek, kendini büyük görmek için isteyenlerden hiçbiri felah bulmuş değildir. Ama ilmi tevazu için, âlimlere ve insanlara hizmet için isteyen, elbette felah bulur, kurtulur.


Günün belli bir vaktinde yalnız kalsın ve huzura dalsın.


Biri İmam-ı Şafii’den nasihat isteyince buyurdu ki: “Senden daha çok malı ve parası olan kimseyi kıskanma. O malına ve parasına hasretle ölür. İbadeti ve taatı çok olan kimselere gıpta et. Yaşayanlar da sonunda ölecekleri için, onların dünyalıklarına özenmeğe değmez.


Dostlar ile yapılan sohbetten sevimli bir hareket yoktur. Dostların ayrılığı kadar da gam ve keder veren şey yoktur.


Başkalarını senin yanında çekiştiren, senin bulunmadığın yerde de seni çekiştirir.


Bir kavmin büyüğünün ilmi yoksa, herkes ona yönelip geldiği zaman o küçüktür. Kavmin makam ve mertebe sahibi olmayan ve ilim sahibi olan küçüğü, ilmi meclislerde kavmin büyüğüdür.


Dünyada arsız kimseyle arkadaş olmak, ahirette insanı mahcub eder.


Sefih ve cahil bir kimse konuşunca ona cevap verme. Sükut, ona cevap vermekten daha hayırlıdır.


İlim iki kısımdır; birincisi ilm-i edyan, (nakli ilimler), din bilgileri, ikincisi ilm-i ebdan (akli ilimler) fen bilgileridir.


Bütün düşmanlıkların aslı, kötü kimseler ile dostluk etmek ve onlara iyilik yapmaktır.


Sadık dost, arkadaşının ayıplarını görünce ihtar eder, ifşa etmez.


Sefih kimselerle düşüp kalkmağı bıraksın, kötü kimselerle düşüp kalkmasın.


Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ve Asbabının yolunda olmayanı havada uçar görsem, yine doğruluğunu kabul etmem.


Âlimlerin güzelliği, nefslerini ıslah etmeleridir, ilmin süsü, şüpheli şeylerden sakınmak, yumuşak olup, sertlik göstermemektir.


Hiçbir kimse yoktur ki, dostu ve düşmanı olmasın. Madem ki böyledir, o halde Allahü teâlâya itaat edenlerle beraber bulun, onları sev.


Hiç bir vakit yoktur ki, ilim mütalaası, hüzün ve kederi yok etmesin, ilmi mütalaa, kalbin en ince ve en gizli noktalarını harekete geçirir, insanda yüce duygular uyandırır.


Müslümanların önderi İmam-ı Âzam Ebu Hanife, memleketleri ve içerisinde yaşayanları, ilmiyle verdiği hükümlerle süsledi. Doğuda, batıda ve Kufe’de onun bir eşi yoktur. Allahü Teâlâ ona ebediyen rahmet eylesin.


Dünyada zahid ol, dünya malına bağlanma! Ahireti isteyici ol, onun için çalış! Her işinde Allahü teâlâyı hatırla. Böyle yaparsan, kurtulmuşlardan olursun. Ruhsat ve te’viller ile uğraşan âlimden fayda gelmez.


Allahü Teâlâyı sevdiğini söylersin, halbuki, ona isyan edersin. Böyle sevgi olmaz. Eğer sevginde samimi olsaydın, Allahü Teâlâya itaat ederdin. Çünkü seven, sevdiğine itaat eder.


Ey insan, dilini muhafaza et, seni sokmasın. Çünkü o, büyük bir yılandır. Kabirlerde, kahraman ve cesur kimselerin bile kendileriyle karşılaşmaktan çekinip, dilinin kurbanı giden nice kimseler vardır.


İnsanları tamamen razı ve memnun etmek çok zordur. Bir kimsenin bütün insanları kendinden hoşnut etmesi mümkün değildir. Bunun için kul, daima Rabbini razı ve memnun etmeye bakmalı, ihlas sahibi olmalıdır.


 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir