Fuzuli Sözleri


Sayfa içeriği: Fuzuli Kısa sözler, Fuzuli Etkileyici Sözler, Fuzuli Uzun Sözler, Fuzuli Güzel Sözler, Fuzuli Yazılar, Fuzuli Sözler Tumblr, Fuzuli Sözler Facebook, Fuzuli sözleri anlamlı, Fuzuli Sözler Yeni, Fuzuli Özlü Sözler


Dünyada ümit bir direktir.


Kızlar gizli gerek Gizli olduğu için değerli değil midir hazine?


Ne yanar kimse bana âteşî dilden özge, ne açar kimse kapım bâd-ı sabâdan gayrı.


Söylesem tesiri yok, sussam gönül râzı değil.


Aşksız güzellik bayağıdır; güzellikse aşk pazarında mezad…


Topraktan olanı toprağa vermek gerek…


Dünyaya ümit tutmak olmaz; asla ölümü unutmak olmaz.


Varlık gam tuzağıdır hür olmak yokluktadır…


Cana tamah etme can elbet geçicidir.


Dünyaya ümit tutmak olmaz; asla ölümü unutmak olmaz.


Güzellik olmasa aşk ortaya çıkmaz; aşk olmasa güzellik yüz göstermez.


Başımın dönmesi, misk kokulu kâküllerinden; düşkünlüğüm ise, dağınık saçlarını hatırlamaktan…  


Deliye hazine değil virane gerektir.


Aşk derdiyle hoşem el çek ilacımdan tabib kılma derman kim helakim zehri dermanındadır.


Selâm verdim; rüşvet deyüldür diye, selâmım almadılar.


Aşk imiş her ne var âlemde. İlm bir kıyl ü kâl imiş ancak.


Tanrım, aşk belasıyla beni tanıştır bir an bile aşk belasından uzak tutma beni.


Kimsesizliğim o dereceye vardı ki, çevremde bela girdabından başka dönen kimse yok. 


Beklemek yaşamanın en acı veren, en korkunç halidir.


Allah’ım! Yani aşk derdine tutsak etme hiç kimseyi ve ayrılık yarasıyla baş başa bırakma tanrım! 


Kimseye verme ağlayıp inlemeyi benden gayrı; kimse perişan olmasın, aman!


Dünyada her ne var ise kaynağı aşktır; ilim ise koca bir dedikodu.


Aşk kalpten, dost sırttan vurur. Kalbin iyileşir ama sırtın hep kambur kalır.


Dünyada her kim ki canını, cananı için severse aslında yine cananını sevmiş olur.


Güzelliğin vasıflarını söylemek için söz çoktur; ama güzelliğin tatlılığına hiç söz yoktur.


Öyle kötü haldeyim ki halimi görenler mutlu olur zamanın çarkından kimin neşesiz bir gönlü varsa.


Hasretle baktıkça sana, kanlı yaşlar dökülür gözlerimden. Kirpik oklarını gördükçe, delinir bağrım ta derinden… 


Aşktır ki vesairedir. Kapına geldik aşkı öğret bize ve aşkını ver yüreklerimize.


Aşıklar zelil ve bayağı olur safâ ve saygınlık sevilene yaraşır.


Beni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı? Felekler yandı âhımdan murâdım şem’i yanmaz mı?


Mey biter saki kalır. Her renk solar haki kalır. İlim insanın cehlini alsa da, hamurunda varsa eşeklik; baki kalır.


Mende Mecnun’dan füzun aşıklık istidadı var, aşık-ı sadık menem, Mecnun’un ancak adı var.


Göğsümü yar da gönlümün aşkla nasıl çırpındığını gör; pencere aç da her solukta havadan dalgalanan denize bak.


Yanağını görünce dün senin ey sevgili, fuzuli can verdi hemen ”canım var, ” deyip dururdu, meğer bir emanetçiymiş.


Canını cananına vermektir, kemali aşıkın. Vermeyen can itiraf etmek gerek noksanın.


Aynı şekilde cananını yani sevgilisini kendi canı için seven kişi yine kendi varlığını sevmiş olur.


Ey gönlüm! Ver canını sevgilin bir süzgün bakışına; bunun içindir çünkü seni bunca zaman canla başla beslediğim… 


Yar için ağyare minnet ettiğim aybeyleme, bağban bir gül için bin hare hizmetkâr olur.


Cihanda eski usuldür fayda arayan zararı da istemiş olur sevgili isteyen eziyete hazırlanmalı; define arayan yılanı göze almalıdır.


Nefes hesabıyla sona erince ömür ya bir kurtuluş ve muştu; ya bir başlangıç ve korkudur.


Ebedi sevgi ezelde takdir edildiyse bu kader kaza ile önlenebilir mi?


Aşk ayıbı zamandır, aşk canın belasıdır, aşksız güzellik bayağıdır; güzellikse aşk pazarında mezad…


Aşk derdinin yağmasından gönlümü ve canımı kurtarmaya çalışmam asla; amacım çapkın gözünün dikkatini çekebilmek içindir.


Bana, ne gönül ateşinden başka kimse yanar, ne de tan yelinden başka kimse kapımı açar. 


Onsuzluk yurduna varayım diyorsan eğer, varlığını yok eyle, tıpkı dünya gibi! Her gün dünyayı süsleyen güneş misali, çek eteğini gördüklerinden… 


Ey âşıklarını dert edinmeyen sevgili! Senin bu umursamaz tavrın halimi perişan eyledi. Bir gün olsun ”ne haldesin? ” diye sormuyorsun ya asıl dert bu. 


Gönül kuşum dağınık saçların arasında yuva kurdu ey sevgili! Artı nerde olursam olayım veya iki elim kanda da olsa gönlüm senin yanındadır. 


Ayrılık günü yüzüme perde çek ey kanlı gözyaşı! Ki gözüm o ay yüzlüden başka bir şey görmesin.


Senin ayrılığında, hayatı sona erdirme özelliği gizlidir, ayrılığın ölüm demektir. Senden ayrı düşüp de hala yaşayanlara hayranım. 


Vuslat olunca ayrılıktan korkmak gerek. Vuslat! Ah! Ne efsunkâr bir kelime ne kutlu bir an! Zaman! Ah zaman! Hem dost hem düşman


Ateşli ahı dağı eritmekten aciz kalmış dağ eri Ferhat’ın. Ne yapsın miskin, işte o kadar imiş onun da aşkı.


Varlık Allah’a aittir. Gerisi hep hayal ve düşten ibarettir. Bugüne dek bildiğim, bulduğum ve sahip olduğum her şey gerçekte o’ndan ibaret imiş. Zannım, hakikate yönelince sevgim de aşk oluverdi.


Aşk derdiyle başım pek hoş benim ey tabip, bırak bana ilaç vermeyi. Bana derman vermeye ki, senin dermanın beni helak edecek zehrin ta kendisidir. 


 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir