En Güzel İngilizce Sözler, Anlamlı İngilizce Mesajlar


Sayfa İçeriği: Bu Sayfamızda İngilizce Whatsapp Durumları, İngilizce Güzel Sözler, Anlamlı Sözler, Anlamlı İngilice Mesajlar, Cümleler, Etkileyici İngilizce Sözler Bulunmaktadır.

Sozadresicom
Sozadresicom

Life’s a game, let’s make a high score. (Hayat bir oyun, hadi en yüksek puanı alalım.)


I don’t trust words, I trust actions. (Kelimelere güvenmem, eylemlere güvenirim.)


If it is important to you, you will find a way. If not, you’ll find an excuse. (Eğer senin için önemliyse bir yolunu bulursun. Eğer değilse bir bahane bulursun.)


Happiness is to love and to be loved. (Mutluluk sevmek ve sevilmektir.)


I hear and I forget, I see and I remember, I do and I understand. (Duyarım ve unuturum, görürüm ve hatırlarım, yaparım ve anlarım.)


Sometimes you have to travel a long way to find what is near. (Bazen yakın olanı bulmak için uzun bir yolculuk yapmanız gerekir.)


Having one chiId makes you a parent, having two makes you a referee. (Bir çocuğa sahip olmak seni aiIe yapar, iki çocuk ise hakem.)


A heart that loves is always young. (Seven bir kalp her zaman gençtir.)


Life must go on. ( Hayat devam etmeli.)


There are no shortcuts to any place worth going. (Gitmeye değer yerler için hiçbir kestirme yol yoktur.)


Don’t worry, be Happy! (Endişelenme, Mutlu ol!)


Accept who you are. UnIess you’re a seriaI kiIIer. (Seri katil olmadan, kim olduğunu kabul et.)


Love is the beauty of the soul. (Aşk ruhun güzelliğidir.)


To improve is to change; to be perfect is to change often. (Değişmek gelişmektir; sık değişmek ise mükemmel olmaktır.)


Where there is love there is life. (Aşkın olduğu yerde hayat vardır.)


At Ieast mosquitoes are attracted to me. (Beni en azından sivrisinekler etkiliyor.)


If life’s a journey i am a traveler. (Hayat yolculuksa ben bir gezginim.)


Teachers open the door but you must walk through it yourself. (Öğretmenler kapıyı aralayanlardır ancak içinden kendin geçip gitmelisin.)


A smooth sea never made a skilled sailor. (Dalgasız deniz asla usta bir denizci yetiştiremez.)


Chose a job you love, and you will never have to work a day in your life. (Sevdiğin bir işi seç, böylece hayatta tek bir gün bile çalışmamış olursun.)


There is only one happiness in life — to love and to be loved. (Hayatta sadece tek bir mutluluk vardır sevmek ve sevilmek.)


Tell the truth and then run. (Doğruyu söyle ve kaç.)


My secrets of life is a book any one can take a look. (Hayat sırlarım kimsenin bakamayacağı bir kitaptır.)


A mother’s heart is always with her children. (Bir annenin kalbi her zaman çocuğuyla birliktedir.)


They can kill the dreamer, but they can never kill the dream. (Hayalperesti öldürebilirler ama hayali asla.)


I cannot teach anybody anything, I can only make them think. (Hiç kimseye bir şey öğretemem, sadece onların düşünmesini sağlayabilirim.)


Sometimes you just need some space, to fart. (Bazen sadece boşluğa ihtiyaç duyarsın: osurmak için.)


A friend walks in when everyone else walks out. (Herkes çıkarken içeri giren kişi gerçek arkadaştır.)


You can do anything, but not everything. (Herhangi bir şeyi yapabilirsin, fakat her şeyi yapamazsın.)


People who touch your heart are always with you. (Kalbine dokunan insanlar, daima yanındadır.)


Learn from yesterday, live for today, hope for tomorrow. (Dünden öğren, bugün için yaşa, yarın için umut et.)


I had a horribIy busy day converting oxygen into carbon dioxide. (Bugün oksijeni karbondioksite çevirmek için aşırı derecede meşgulüm.)


You never know how strong you are, until being strong is your only choice. (Güçlü olmak tek seçeneğiniz olana kadar, ne kadar güçlü olduğunuzu asla bilemezsiniz.)


Enjoy the little hings in life, because one day you will look back and realize they were the big things. (Hayatta küçük şeylerin keyfini çıkarın. Çünkü bir gün geriye dönüp bakacak ve aslında büyük şeyler olduğunu fark edeceksiniz.)


Follow your heart and see where you land. (Kalbinizi takip edin ve nereye gideceğini görün.)


I love to walk in fog, Because nobody knows i am smoking. )Sisin içinde yürümeyi severim, çünkü kimse sigara içtiğimi farketmiyor.)


AII my Iife I thought air was free, untiI I bought a bag of chips. (Hayatta hep havanın beleş olduğunu düşünürdüm, ta ki bir tane cips alana kadar.)


I have nothing to lose,but something to gain. (Kaybedecek bir şeyim yok fakat kazanacak bir şey var.)


Don’t try to be different. Just be good. To be good is different enough. (Farklı olmaya çalışma. Sadece iyi ol. İyi olmak yeterince farklıdır.)


The secret of happiness is freedom, the secret of freedom is courage. (Mutluluğun sırrı özgürlüktür, özgürlüğün sırrı cesarettir.)


Every accomplishment starts with the decision to try. (Her başarı denemeye karar vermekle başlar.)


Advertising is legalized lying. (Reklam yasallaşmış yalan söylemektir.)


Eventually, everything goes away. (Sonunda her şey ortadan kaybolur.)


In teaching others we teach ourselves. (Başkalarına öğreterek kendimize de öğretmiş oluruz.)


Wealth is the slave of wise man. The master of a fool. (Zenginlik, bir bilgenin kölesi, bir aptalın efendisidir)


Men never remember, but women never forget. (Erkekler hatırlamaz, kadınlar ise asla unutmaz.)


No bees, no honey; no work, no money. (Arı yok, bal yok; iş yok, para yok.)


A person starts dying when they stop dreaming. (Bir insan hayal kurmayı bıraktığı zaman ölmeye başlar)


You will win if you don’t quit. (Eğer bırakmazsan kazanırsın.)


Silence is the most powerful scream. (Sessizlik en güçlü çığlıktır.)


Hurt me with a truth, don’t comfort me with a lie. (Beni bir hakikat ile incit, bir yalanla avutma.)


If you’re reading this, congrats you know how to read. (Eğer bunu okuyabiliyorsanız, tebrikler okumayı biliyorsunuz.)


Pictures are worth a thousand words. ( Resimler bin söze değerdir.)


When you’re finished changing, you’re finished. (Değişmen bittiği zaman, sen de bitmişsin demektir.)


Everything has beauty, but not everyone sees it. (Herşeyde bir güzellik vardır, ama herkes bunu göremez.)


Friendship often ends in love; but love in friendship, never. (Arkadaşlık genelde aşk ile son bulur; fakat arkadaşlıkta aşk, asla.)


You must be the change you wish to see in the world. (Dünyada görmek istediğin değişim sen olmalısın.)


Before you judge me, Make sure that you’re perfect. (Beni yargılamadan önce mükemmel oIduğundan emin ol.)


Train your mind to see the good in every situation. (Her durumda iyiyi görmek için zihnini eğit.)


I’m not lazy, I’m just on energy saving mode. (Ben tembel değilim, sadece tasarruf modundayım.)


Hey, This is latest entry into instagram world. (Hey bu instagram dünyasına son giriş.)


Enjoy every single moment in your life. (Hayatınızdaki her anın tadını çıkarın.)


Age doesn’t always bring wisdom. Sometimes age comes alone. (Yaşlanmak her zaman yanında bilgelik getirmiyor. Bazen de tek başına çıkageliyor.)


If opportunity doesn’t knock, buiId a door. (İmkânlar kapıyı çalmana olanak tanımıyorsa, kapı inşa et.)


Be not afraid of going slowly, be afraid only of standing still. (Yavaş gitmekten korkma, yerinde durmaktan kork.)


I know I haven’t changed but I’m not the same. (Değişmediğimi biliyorum ama aynı değilim.)


You can’t have a better tomorrow if you are thinking about yesterday all the time. (Her daim dünü düşünüyorsan, daha iyi bir yarına sahip olamazsın)


Live together, die alone. (Birlikte yaşa, yalnız öl.)


“The intensity in your eyes burns my pen as I write. (Bakışlarındaki yoğunluk, ben yazarken kalemimi yakıyor.)


The onIy thing I gained so far in 2014 is weight. (2014 yılında kazandığım tek şey kilom.)


My big afraid to losing you. (Seni kaybetmekten çok korkuyorum.)


I’m not lazy, I’m just on energy saving mode. (Ben tembel değilim, sadece tasarruf modundayım.)


Stop talking about darkness and light a candle. (Karanlık hakkında konuşmayı bırakın, bir mum yakın.)


One thing only I know, and that is that I know nothing. (Tek bildiğim şey, hiçbir şey bilmediğimdir.)


The true sign of intelligence is not knowledge but imagination. (Aklın gerçek kaynağı bilgi değil hayal gücüdür.)


Life shrinks or expands in proportion to one’s courage. (Hayat birinin cesaretine orantılı olarak küçülür veya genişler.)


If you want to shine like the sun, first burn like the sun. (Eğer güneş gibi parlamak istiyorsan önce güneş gibi yan.)


Try to be a rainbow in someone’s cloud. (Birinin bulutunda gökkuşağı olmaya çalışın.)


I have not failed. I’ve just found 10,000 ways that won’t work. (Başarısız olmadım, sadece işe yaramayan 10,000 yöntemi bulmuş oldum.)


Be an encourager, the world has enough critics already. (Cesaret vericilerden ol, dünyada zaten yeterince eleştirici insan var.)


Memories last forever. (Anılar sonsuza kadar sürer.)


Everything you can imagine is real. (Hayal edebileceğin her şey gerçektir.)


He who opens a school door, closes a prison. (Her kim ki bir okul kapısı açar, o kişi bir hapishane kapatır.)


Battery about to die.( Pil bitmek üzere.)


Time never comes again.( Zaman asla geri gelmez.)


My life is in under construction. (Hayatım, yapım aşamasında.)


 

Sizinde Aklınızda Güzel Sözler Varsa Yoruma Yazıp Diğer Kullanıcılarımızla paylaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir