Ece Temelkuran Sözleri


Sayfa içeriği: Ece Temelkuran Kısa sözler, Ece Temelkuran Etkileyici Sözler, Ece Temelkuran Uzun Sözler, Ece Temelkuran Güzel Sözler, Ece Temelkuran Yazılar, Ece Temelkuran Sözler Tumblr, Ece Temelkuran Sözler Facebook, Ece Temelkuran sözleri anlamlı, Ece Temelkuran Sözler Yeni, Ece Temelkuran Özlü Sözler

Sozadresicom
Sozadresicom

Göl yosunları gibi uyuyakalmak da olabilir hayatın sırrı kim bilir…


Hiçbir şey beklemediğini söyleyenler en çok bekleyenlerdir aslında.


Öldüğüme göre artık yaşayabilirim.


Düş organları olmayan sürüngenler olduk.


Çok susarsan delirirsin. Konuşmak o zaman. Konuş. Konuş…


Öfke , yer yenilgiyle içimizde büyüyen cüzzamlı bir çocuk alara.


Hiçbir şey beklemediğini söyleyenler en çok bekleyenlerdir aslında.


Yoksulluk insanları hizalar. Aynı taşın altında ezilince insanlar eşitlenir.


Hayat, komik olmaya çalıştıkça zavallılaşan bir şaka şimdi..


Nasıl kırıyorlar sonra bu kız çocuklarını? Nasıl kendilerine benzetiyorlar? Cinayet gibi.


Hayatlar evler gibi olsa keşke. Kapısına kilidi vurup biraz dışarı çıkabilseniz.


Bana kalırsa, kendini de çok önemsiyorsun.Her yaşadığın zorluğu bu yüzden abartıyorsun. Sen merkezli bir dünyada elbette yalnız kalırsın.


Öyle bir suçluluk duygusu var ki bende , yemeğimin yemediğim yarısının bile kalbinin kırıldığını düşünüyorum.


İnsanların yüzlerindeki izlerle ilgili soru sormazsanız nezaket gösterdiğinizi değil, yüzlerini görmediğinizi düşünürler.


Öykü, kanatlarını kıran insana âşık olduğunu kabul etmek ve her ikindi patiskadan kanat biçmektir kendine.


Bizim gibiler hep kendi kendini iyileştirmek zorundadır. Kimse gerçekten yardıma ihtiyacımız olduğuna inanmaz.


Eğer ölümü anlamlandıran yaşadığımız sürece yaptıklarımızsa , pek şansım yok.


Bir dua kırıntısı lütfet, benim kalbim ise senin için hep namazda..


Hayal yıkılınca hepimiz başkentin ortasında da dursak mülteciyiz.


Sarıldım. Maryam hamur gibi, çocuk gibi, her ikisi de aynı kokar aslında mis gibi.


Daha az sevdikçe daha çok seviyormuş gibi yapmamak nasıl becerilir?


Güzelliği onu bıraksa da güzellik jestleri gövdesini terk etmeyen kadınlardan. sozadresi.com


Sen benim sözlerimi alırsın kucağına , ben seninkilere başımı yaslarım.


Bu süper kahramanlara bir şey oldu azizim. Son zamanlarda hepsi bunalımda, dikkatinizi çekiyor mu?


Var olmak o kadar heyecan verici gelmiyor bana. Buna karşılık, yok olmanın da anlamlı bir yanını göremiyorum.


Oysa ben hikayesini ilk kez anlatırken dikkate alınmayan insanların aniden ölebileceğindrn korkarım..


İnsanın göğsündeki meyhanede kaç küçük memur ölüyorsa her akşam, o kadar öykü olur.


Ekmeklerini unutanlar tanrılarını da unutur mu bir parça? Ekmeğin tanrının kırıntısı olduğu göz önüne alınırsa…


Biz çağın en iyi susan çocuklarıydık, yosun gibi yani. usluyduk.Önümüzde hep bir duvarla koşuyorduk


İnsan bir kez bir sınır geçince artık hangi sınırları ne kadar geçeceğini hiç kestiremiyor. kaybolduğunuz çöl, sizi bulanla aynı olmuyor.


Rüzgarsız uzun bir gün bu. Afrika dahi yetmiyor nefes almama. Fethettiğim bu kıta, üzerime yıkılmış bir arslan ölüsü.


Ülke dediğimiz bir hayal.Hayal kırılınca hepimiz, başkentin tam ortasında dursak bile, birer mülteciyiz.


Her engel de kendini bırakıveriyorsun.Biraz daha savaşkan olmalısın.Duyarlılık senin sandığın gibi, her olayda oturup ağlamak değildir.


Işığın bir sesi olmalı. Yoksa sivrisinekleri karanlıkta daha iyi duyuyor olamazdık. Işığın bir kütlesi olmalı. Yoksa karanlıkta daha geniş sevişiliyor olmazdı.


Senin sen olmaktan başka bir şeyle kafanı meşgul etmene gerek yok. Yani buzdan heykeller yaparken çimento ile uğraşman anlamsız.


Çok sigara içiyor. Bırakamadı bir türlü. Ölümle ilgili hiçbir şeyi ciddiye almadığı için diyorlar ama değil. Aslında, sadece ellerini nereye koyacağını bilmiyor.


Palavra diyorum, pek sevimli değil elbette. Ama insan bir kere gerçeğin ne olduğunu yitirince pek bir farkı kalmıyor en azından yalan söyleyen açısından.


Bir şehrin açık hava çiçekçilerinin başına gece bekçilerinin dikilmesi , şehirde hala çiçek çalmayı düşünen insanların olduğunu gösterir.


Süperman bile bunalımda anasını satayım. Batman başlattı bu depresyon modasını. Sonra Örümcek Adam’a bile hafakanlar bastı. Dünya kötüye gidiyor azizim! Süper kahramanlar bile terapi divanında. Kafalar bulanık.


Anlasana, biz yokuz aslında. Yani ellerimiz hiçbir zaman temiz olmadı. Yok yere topuklu ayakkabılar giymeyi öğrendik, kitaplar okuduk ve dolma sarma dersine çalıştık. Psikoloji ve sosyoloji okuduk ve bol bol sustuk.


Evlilik tatlı hanımefendi, porselen takımlarının desenlerine adamın yüzünden daha çok gördüğün bir münasebettir. Benim ise şükür ki , her zaman porselen takımlarından daha heyecanlı şeyler oldu hayatımda. Çin porselenlerinden daha desenli adamlar !


Benim ölüm ve acı üzerine şiirlerimi kim okumak isteyebilir ki ? Ben , ne papatyaları anlatabiliyorum senin gibi, ne de devrimi , ben acıyla meşgulüm deniz . anladın mı ?


Anlasana biz yokuz aslında.Yani ellerimiz hiçbir zaman temiz olamadı. Yok yere topuklu ayakkabılar giymeyi öğrendik, kitaplar okuduk ve dolma sarma dersine çalıştık.Psikoloji ve Sosyoloji okuduk ve bol bol sustuk.


Oysa hepimiz, casus gibi yaşarız,Saklanarak ve paylaşılamayanın yüküyle.Birbirimize dokunmalarımız korkak kelebeklerdir, dokununca renkleri yıkılan .Çünkü küskün çocuklar inanamazlar.Ki inanamamak,küsmüş bir çocuğun en büyük kan kaybıdır.


Canım,dünyada o kadar çok haksızlık var ki, yani yapılacak çok şey var.Bu az zaman ve yığınla işin arasında sen, bir tek erkeğin seni reddetmesi gibi önemsiz bir olayda, sana gereksinimi olan büyük dünyayı kesip atmamalısın.Geceleri garip bir sıkıntıyla kıvrandığını yazmışsın.Oysa o gecelerde aydınlanmak,bir dünyayı değiştirmek için öğrenmek,okumak zorundasın.Bunu hepimiz yapmalıyız.


Artık hiçbir sözcüğe, hiçbir ağlamaya inanmayan kadınlar.Artık hiçbir gecenin geçmesini beklemeyen kadınlar.Artık kimsenin gelmeyeceğini ve ölümün sıcak bir yatak olduğunu bilen, hayatları,eteklerini düzeltmekle ve ne olursa olsun çayı masaya getirmekle geçmiş kadınlar.Kimse onları sevmedi.Hiç kimsenin sevmediği kadınlar var dünyada.Bunu anlayabilir miyiz acaba?


Kızlar yetiştiriyorum yabancı. Erguvan ağaçları gibi. Erguvanların kıymetini bilmeyen ve mineleri görmeyen erkeklerden uzak durmaları için uyarıyorum onları. Onlara şarkı söylemeyi, şiir yazmayı, çiçeklerden yemek yapmayı ve kılıç sallarken tanrılar gibi zarif olabilmeyi öğretiyorum. Alt etmekten keyif almayı, karacalar gibi koşmayı, yunuslar gibi yüzmeyi ve Fenikeli kadınlar gibi dans etmeyi öğretiyorum. Büyüleri öğretiyorum onlara. Kız kardeşleriyle yaptıkları büyülere güvenmeyi. Erkeklerden korkmuyorlar yabancı, kendilerinden korkuyorlar.

 


 

Sizinde Aklınızda Güzel Sözler Varsa Yoruma Yazıp Diğer Kullanıcılarımızla paylaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir