Dursun Ali Erzincanlı Sözleri


Sayfa İçeriği: Dursun Ali Erzincanlı Kısa sözler, Dursun Ali Erzincanlı Etkileyici Sözler, Dursun Ali Erzincanlı Uzun Sözler, Dursun Ali Erzincanlı Güzel Sözler, Dursun Ali Erzincanlı Yazılar, Dursun Ali Erzincanlı Sözler Tumblr, Dursun Ali Erzincanlı Sözler Facebook, Dursun Ali Erzincanlı sözleri anlamlı, Dursun Ali Erzincanlı Sözler Yeni, Dursun Ali Erzincanlı Özlü Sözler

Sozadresicom
Sozadresicom

Güzel olan benimdir deme yorulursun… Benim olan güzeldir de, mutlu olursun. 


Kapatın gözlerinizi. Ve karanlığı seyredin.


Haremde namaz kılışın geliyor aklımıza. Başına pislikler saçılıyor. Başlar feda o mübarek başına.


Âlemlere rahmet hayatın geçiyor kalbimizden, Kalbimizden seyrediyoruz seni.


Yurdum senin dağlarında, dağlarında hatıram var. Senden bana, benden sana aramızda bir sitem var.


Sorulardır sana bütün verebildiğim. Ve gelen yanıtları kabullenmeliyim.


Benden sonra öyle kimseler gelecek ki, keşke peygamberi görseydik de ne malımız ne de evladımız olsaydı diyecekler.


Adın geçer Hira’yı vahyin kokusu sarar nur yağar nur dağına Mübarek ayağına sabahın serinliği vurur.


Uğruna canlarımız feda o gözlerinle gökyüzüne bakıyorsun. O minicik bulut ilişiyor bakışlarına.


Arşa reyhan kokusu salan o minik nefesini kokluyor. Cennet kokuları sarıyor gökleri ve yeri. Nurdan ayaklarını okşuyor annesinin eli.


Bunları sana anlatamazdım şehir gülü. Çünkü sen büyük şehrin insanıydın. Büyük sözler duymalıydın.


Kimseye imzanı ya da resmini vermemişsen. Kimsenin yanında bullunmamış ve kimseyle konuşmamışsan.


İçimden bir his şöyle diyor: Ayrıl arkadaşlarından istasyonda. Sabahleyin git kente. İliklenmiş ceketinle.


Onlar deli diyorlardı sana, sen susuyordun. Mecnun diyorlardı, şair diyorlardı, sen susuyordun. ‘Seni bizim elimizden kim kurtaracak’ diyorlardı.


Sonra nazlı, nazlı yağmur damlaları iniyor buluttan. Fakat çoğusu bilmiyor yağmurun geliş sebebini. Çoğusu bilmiyor seni.


Ben sana dağlarımın kokusuyla gelmiştim. Ben seni dağlarımın kokusuyla sevmiştim. Bırakıp gitmemeyi, terketmemeyi, beklemeyi. Öğrendiğim dağlarımın kokusuyla.


Sana armağanları olan şapkayla gizle yüzünü. Göster!  Aaah! Gösterme, gösterme yüzünü. Yine de gizle, ört hislerini.


Alemlere kutlu doğum haberini yayın müjde vermedik bir varlık bırakmayın. Ve ey medayin şefi titreyerek uyan. İstahrabatta yanan eteşlere sön emri verilsin.


Sensizliğin ızdırabıyla inleyen ümmetini kime bırakıp gidiyorsun Ya Rasûlallah!


Kaç gecedir dağları görüyorum rüyamda. Kaç gecedir babamı görüyorum.


Mekke çocukları annelerine seslenirler miydi senin yanında? Onlar anne deyince sen yere mi bakardın.


Sözün acıydı, yolun dolambaçlı. Yedi uzun yıl geçerek. Yedi yıl dolaştın durdun.


Nazarınla büyür yesribin çocukları Nazarınla taşları elmasa çevirirsin Gökyüzünden ayet yağar cibril yağmurlarıyla kalbine inenleri İnsanlığa veririsin Ve sonkez Açılır semanın kapıları Sonkez vahyi getirir cibrili emin.


Diğerinden ebu talip Seni büyütmek Fatıma’ya nasipmiş Şefkat kanatlarını yerlere serip saçlarını toplamak Bir anne gibi saçlarını taramak ona nasipmiş, Adın geçer Hatice’nin kalbinde en sevgili yar.


Dikkat! Ölümü düşündüğünde, Mezar taşın olmasın yattığın yeri belirten. Üzerinde bir yazıyla seni ele veren.


 

Sizinde Aklınızda Güzel Sözler Varsa Yoruma Yazıp Diğer Kullanıcılarımızla paylaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir