Cahit Sıtkı Tarancı Sözleri


Bu Sayfamız da Cahit Sıtkı Tarancı Sözlerini Derledik Sayfa İçeriği; Cahit Sıtkı Tarancı Güzel Sözler, Cahit Sıtkı Tarancı Alıntıları, Cahit Sıtkı Tarancı Anlamlı Sözleri, Cahit Sıtkı Tarancı Kısa Sözler, Cahit Sıtkı Tarancı Uzun Sözler, Cahit Sıtkı Tarancı Yazıları, Cahit Sıtkı Tarancı Sözleri Tumblr, Cahit Sıtkı Tarancı Facebook, instagram, whatsapp, 2018,2019

Sozadresicom
Sozadresicom

Olur biter, geçer gider. Ama canımı yaka yaka yutkunduğum şeyler var. Olup bitmeyen, geçip gitmeyen.


Ve öylesine kalabalık ki yalnızlığımız. Ne yana dönsek kendimize çarpıyoruz…


Tekrar duyduğun gün sesimi gök kubbede, hatırla ki mahşer günüdür. Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum.


Dinsin artık bu kalp ağrısı.


Desem ki sen benim için, Hava kadar lazım, Ekmek kadar mübarek, Su gibi aziz bir şeysin; Nimettensin, nimettensin!


Neden sonra farkına varıyorsun, etrafındaki korkunç ıssızlığın; yar olsun dost olsun ne arıyorsun, adresi belli mi vefasızlığın.


Kuruyan sular gibi zamanı da kaybettik.


Nedir ki eninde sonunda ölüm, Ayrı düşmek değil mi aşinalardan?


Neden böyle düşman görünürsünüz, Yıllar yılı dost bildiğim aynalar…


Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun; Kuşların çiçeklerin diyarı olsun.


Sesin öyle güzel ki, duymak isterdim öldükten sonra bile.


Desem ki sen benim için, Hava kadar lazım, Ekmek kadar


Senin ağzından çıkan bir cümlenin tadını, Ne bugün içki verdi, ne bu gece dudaklar!


Bir sevda ki yanmaktan başka nedir?


Ne belli yerim var, ne de sevdiğim biri sürünüp gidiyorum.


Var olan bir sen, bir ben, bir de bu bahar.


Sen dünya maceramda, Aşkım sabrım kararım, Gülsem de ağlasam da, Ancak seninle varım..


Hayata beraber başladığımız, dostlarla da yollar ayrıldı bir bir. Gittikçe artıyor yalnızlığımız.


Yaş otuz beş yolun yarısı.


Bir kardeş teselli verir bana aynalar. Aynalar da olmasa işim ne yeryüzünde.


Kara zeytin gözlerinde müjdeler, Tıpış tıpış geliyor, Sevdiğim, Havaynan ekmeknen suynan bir tuttuğum.


Bir kere sevdaya tutulmaya gör; Ateşlere yandığının resmidir. Âşık dediğin, Mecnun misali kör; Ne bilsin âlemde ne mevsimidir.


Memleket isterim ne başta dert ne gönülde hasret olsun; kardeş kavgasına bir nihayet olsun.


Kapımı çalıp durma ölüm, Açmam! Ben ölecek adam değilim.


Bilmek yanmakmış büsbütün.


Memleket isterim ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun; kış günü herkesin evi barkı olsun.


Su insanı boğar, ateş yakarmış! Her doğan günün bir dert olduğunu, İnsan bu yaşa gelince anlarmış.


Ben bir gölge olsam, yahut bir hayal, Onlar gibi hissiz, onlar gibi lâl.


Memleket isterim yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun; olursa bir şikayet ölümden olsun.


Elimde Türkçe gibi güzel bir silahım var.


Bir kere misafire çıkmış adın; istesen de istemesen de gideceksin.


İstemem o dehşet gün gelip çatsın. Bana kimseler anam kadar yansın.


Ve birdenbire yürekler, aynı acıyla yanıp, hepsinin gözleri yaşaracak. Öldüğümü hatırlayacak.


Gönül tanrısına der ki, her mihnet kabulüm, yeter ki gün eksilmesin penceremden.


Alemde gündüz gönlüme işkencedir; Bence bayram ufukta gün bitincedir.


Desem ki, inan bana sevgilim inan, evimde şenliksin, bahçemde bahar ve soframda en eski şarap.


Acısı acımdan derin. Tutsam ellerinden, üşür ellerin!


Öyle eksildik ki yaşarken, bize dokunan her şeyi eksiltiyoruz. Yalnızlığımla çoğalıp, kalabalıklığımızla eksiliyoruz. Ve öylesine kalabalık ki yanlılığımız ne yana dönsek kendimize çarpıyoruz.


Aşık dediğin Mecnun misali kör.


Zulmü pek çok insafı az, Hayata karşı aşkımız, Ne etseler ki çatlamaz, Bir sabır taşı aşkımız…


Evet, hatırladım küçük basit şeyler yetiyor kederlenmeye ya da mutluluğa?


 

Sizinde Aklınızda Güzel Sözler Varsa Yoruma Yazıp Diğer Kullanıcılarımızla paylaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir