Ahmet Telli Sözleri


Sayfa İçeriği: Ahmet Telli Kısa sözler, Ahmet Telli Etkileyici Sözler, Ahmet Telli Uzun Sözler, Ahmet Telli Güzel Sözler, Ahmet Telli Yazılar, Ahmet Telli Sözler Tumblr, Ahmet Telli Sözler Facebook, Ahmet Telli sözleri anlamlı, Ahmet Telli Sözler Yeni, Ahmet Telli Özlü Sözler


Söz de sararır biterken bir aşk.


Şaşkınım, cahilim ben bu dünyada.


Kavgadan uzak kalmışsan, sevdadan da uzaksın demektir.


Kapağı açılmayan kitaplar, unutulmuş aşklar gibidir. Kitaplardan söz edelim.


Biten bir aşk için söylenecek söz şu olmalı: – Güzeldi yine de…


Hiç özlemedim seni. Özlemek dostluktandır, dostluğundan öte bulmalıyım seni.


Ve kent çıngıraklı bir yılan kadar zehirlidir artık sevgilin mahpusken üstelik kirli bir lekeye döner umutlar.


Gün biter gülüşün kalır bende…


Şimdi beni uçurumdan atsan, düşene kadar aklımdaki tek şey; sırtıma değen ellerin olurdu.


Hangi şehirde yoksan ben kayboluyorum orada.


Tenhadır sığındığın bütün kıyılar.


Saçlarına gül takmam. Bir ırmak gibi akıtırım ovaya. Soluğunla yanar dudaklarımın bozkırı.


Ve kent çıngıraklı bir yılan kadar zehirlidir artık sevgilin mahpusken üstelik kirli bir lekeye döner umutlar.


Hiç özlemedim seni, özlemek dostluktandır, dostluğundan öte bulmalıyım seni.


Her aşk bir ayrılık gizler, ayrılıklarsa bir merhabanın sıcaklığını taşır kendisinde.


Beni artık kimseler aramasın, aşkın en tabanında yattığım anlaşılmasın..


Hiç kimse bir aşkı onarmaya kalkmasın, kaybedilmeye değer en güzel anında bitirilmişse eğer.


Yüreğim diyorum, kekeme, alıngan, serseri yüreğim sen nerden bilebilirsin bir şiirin nasıl yazıldığını.


Hiçbir an’ını tanımlamaya kalkmadan. Kısacık ömürler biçiyoruz kendimize.


Burada yağmur yağıyor ama sen şemsiyeni almadan gel yine de.Özletiyor bu çılgın sağanak seni sırılsıklam özletiyor biliyor musun.


Yanlış, daha baştan yanlış bir şiirdi bu, biliyorum. Ve belki ömrümüzün yakın geçmişi bu kadar doğruydu ancak, kimbilir. Kalbim unut bu şiiri.


Dedi ki o: Yoruldum insan olmaktan İnsan yorulur bazen insan olmaktan.


Gitmek. Bir hançeri inceltip, okyanusa daldırmak isteği ya da düşebilmek atlaslarındışına ki ey kalbim, yalnızsın bu yolculukta da.


Ömrüm diyorum şimdi ömrüm. Üzgün bir çocuksun sen ve yalnız. Öyle kal çünkü bu dünyada, sana en çok mutsuzluk yakışıyor.


Burada yağmur yağıyor ama sen şemsiyeni almadan gel yine de. Özletiyor bu çılgın sağanak seni sırılsıklam özletiyor biliyor musun.


Sessizce çekip gidiyorum şimdi, sessiz ve kimliksiz, belki yine gelirim, sesime ses veren olursa bir gün.


Bunca acıyı bunca aşkı nasıl da sığdırmışsın yüreğine, istersen al koy kendi ellerinle.. Fırtınaları da. Sen yüreğin kadar büyüksün unutma.


Dedi ki o: Yoruldum insan olmaktan, insan yorulur bazen insan olmaktan.


Sesim yoktu. Karanlığın karnında yitirdim sesimi. Kör bir kuyuda unutulan Yusuf’tum belki.


Dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdir. Her sözcük dilimin ucunda küfre dönüyor çünkü.


Aşklar mı diyordun, anladım. Senin incindiğin, benimse yollara düştüğümdür yeniden.


Adını bile koyamadığın bir boğunç dolmakta şimdi yüreğine. Ve usulca ağmaktadır gözlerinin peteğine ağulu bir hüzün.


Sığındığım her yer adınla anılır. Ben girerim sokağı devriyeler basar. Bir de gülüşün eklenir kimliğime.


Saçlarındı diye düşünüyorum ömrümüzü çözdükçe savrulan rüzgârdı saçların ve ikide bir aklıma düşüyor aynı soru; -Aşkı bilmiyorsam nasıl değiştiririm kendimi, seni ve bütün dünyayı.


Hiçbir an’ını tanımlamaya kalkmadan, Kısacık ömürler biçiyoruz kendimize. Sonra yolculuklara çıkıyoruz, bir kentten ötekine giderken özlüyoruz bir başkasını.


Karşılığı yok hiçbir acının her şey gölgesi kadar ağır sormuyorum artık sormuyorum her gün yeniden kodlanan umutlarla kirletiliyor dünya.


Her sayfası kederle kararan bir hüzün defterine döner günler.Ve her sabah ‘merhaba hüzün’ “merhaba yalnızlık” diyerek başlarsın hayata. Ama hayat bağışlamayacaktır seni, unutma.


Ağrılardan yoruldum, gitmeliyim buralardan içimdeki buharlaşan cıvayı soluyorum artık yoruldum, gereklilik kipiyle yaşamaktan.


Beklenmedik bir anda terk edilmişsindir bütün sevdiklerince. Suçlamak istemesende hiç kimseyi üzünçle yanmakta yüzün.


Büyülendim ama büyüyemedim. Aklım ermedi aynalara ve suya. Yüzümü gösterip kalbimi neden, sakladıklarını öğrenemedim.


Karşılığı yok hiçbir acının herşey gölgesi kadar ağır sormuyorum artık sormuyorum hergün yeniden kodlanan umutlarla kirletiliyor dünya.


Suya düşen bir karanfilse yüreğin, bırak kendini ırmağın türküsüne gülüm vursun seni o taştan bu taşa o çağlayandan bu çağlayana.


Ayağı kayan bir çocuk kadar şaşkınım, bilemedim düz yolda yürümenin imlâsını. Kanayan dizlerime bakıp da ağlamayı öğrenemediğim gibi…


Büyülendim ama büyüyemedim. Aklım ermedi aynalara ve suya yüzümü gösterip kalbimi neden sakladıklarını öğrenemedim.Şaşkınım, cahilim ben bu dünyada.


Söylenecek bütün sözler sevincin ve sevdanın savunulmasına dairdir. Ve şimdi onlar yaralarını saracak birilerini beklemektedirler.


Yaşandı mı o sıcak kış, yaşlandık mı? Aynalara bakmaya vakit bulamadıkDönüp dönüp birbirimize bakmalardan, yaşandı mı o sımsıcak kış, ne dersin?


Sığındığım her yer adınla anılır ben girerim sokağı devriyeler basar. Bir de gülüşün eklenir kimliğime.


Ağrılardan yoruldum, gitmeliyim buralardan içimdeki buharlaşan cıvayı soluyorum artık yoruldum, gereklilik kipiyle yaşamaktan.


Sen dostumdun benim gülünce güneşler açan. Bulutlara rüzgara asarım suretini her akşam. Her akşam mektup yazarım dağlar kadar. Kayıp bir adresten geliyor sesin şimdi, üşüyorsun. Unutma dostumsun sen, neredeysen orda ölmek isterim!


Beklenmedik bir anda terk edilmişsindir bütün sevdiklerince Suçlamak istemesen de hiç kimseyi üzünçle yanmakta yüzün Adını bile koyamadığın bir boğunç dolmakta şimdi yüreğine ve usulca ağmaktadır gözlerinin peteğine ağulu bir hüzün.


 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir